Dergiler / Selçuk Tıp Dergisi / 2020 / Cilt: 36 - Sayı: 4

Clinical and Radiological Characteristics of Patients with Symptomatic Internal Carotid Artery Stenosis and Early and Late Outcomes of Carotid Artery Stenting

Semptomatik İnternal Karotis Arter Stenozu Olan Hastaların Klinik ve Radyolojik Özellikleri ve Karotis Arter Stentlemesinin Erken ve Geç Dönem Sonuçları

Sayfa
288–295
DOI
—

Özet

Aim: Carotid artery stenting (CAS) is an alternative approach to carotid endarterectomy in cerebrovascular diseases. The applicability of this procedure has increased as a result of development of cerebral protection devices. In the trial, the clinical and radiological characteristics and early and late outcomes of patients who received CAS were investigated.Patients and Methods: The study had a retrospective design. The clinical and radiological characteristics and early and late outcomes after CAS of 76 patients (54 male, 22 female) who were admitted to a university hospital between 2008 and 2014 due to a diagnosis of internal carotid artery stenosis (ICA) were retrospectively reviewed. Results: All patients were symptomatic during their admissions, and after their workups were completed, ICA stenosis was determined. Unilateral (Right ICA 34.2%, left ICA 47.4%) stenosis in 62 patients and bilateral stenosis (18.4%) in 14 patients were determined. The mean degree of stenosis was 82.1 (SD:11.36, range: 60-99%). All patients were treated with stenting for ICA stenosis (technical success rate: 100%). No complications occurred during these procedures. During the one-year follow-up, no recurrent ischemic attack occurred in any patients. Carotid artery disease is highly associated with hypertension, hyperlipidemia, diabetes mellitus, coronary artery disease, a history of cerebrovascular accidents and transient ischemic attack. Conclusions: Carotid artery disease is a critical factor with co-morbidities and history of cerebrovascular incidents. The carotid artery stenting (CAS) procedure is a method that can be used safely because its serious complication rate is low in cases that are well-selected and have had risk analyses performed regarding medical treatments.

Abstract

Amaç: Karotis arter stentleme (KAS) serebrovasküler hastalıklarda karotis endarterektomiye alternatif olarak kullanılan bir yöntemdir. Serebral koruma cihazlarının geliştirilmesi ile bu işlemin uygulanabilirliği artmıştır. Bu çalışmada, KAS uygulanan hastaların klinik ve radyolojik özellikleri ile erken ve geç dönem sonuçları araştırıldı. Hastalar ve Yöntem: 2008 ile 2014 yılları arasında üniversite hastanesine başvuran ve internal karotis arter (İKA) darlığı saptanıp KAS uygulanan 76 hastanın (54 erkek, 22 kadın) klinik ve radyolojik özellikleri, stentleme sonrası erken ve geç dönem sonuçları geriye dönük olarak incelendi.Bulgular: Başvuruları sırasında tüm hastalar semptomatikti ve yapılan tetkikler sonrasında İKA darlığı tespit edildi. 62 hastada tek taraflı (sağ İKA, %34,2 sol İKA %47,4) 14 hastada bilateral (%18,4) darlık saptandı. Ortalama darlık derecesi 82,1 (Standart sapma: 11,36, Aralık:60-99%) idi. Tüm hastalar İKA darlığı için stentleme ile tedavi edildi (teknik başarı oranı: %100). İşlemler esnasında herhangi bir komplikasyon gelişmedi. 1 yıllık takip süresince hiçbir hastada tekrarlayan iskemik atak olmadı. Karotis arter hastalığı; hipertansiyon, hiperlipidemi, diyabetes mellitus, koroner arter hastalığı, geçirilmiş serebrovasküler olay ve geçici iskemik atak öyküsü ile yüksek oranlarda ilişkiliydi. Sonuçlar: Karotis arter hastalıkları, eşlik eden hastalıklar ve geçirilmiş serebral vasküler olaylar ile birlikte son derece önem arz etmektedir. KAS uygulaması, iyi seçilmiş ve risk analizlerinin medikal tedaviler ile birlikte yapıldığı olgularda ciddi komplikasyon oranının düşük olması nedeniyle güvenle kullanılabilecek bir yöntemdir.