Dergiler / Solunum Hastalıkları / 2002 / Cilt: 13 - Sayı: 1
Tüberküloz plörezi olgularının özellikleri
- Dergi
- Solunum Hastalıkları
- Sayfa
- 30–36
- DOI
- —
Özet
Tüberküloz plörezi, tüberküloz infeksiyonunun herhangi bir döneminde meydana gelebilmesine rağmen sıklıkla primer infeksiyonun geç bir komplikasyonu olarak ortaya çıkar. Çalışmamızın amacı; tüberküloz plörezili olguların klinik, radyolojik ve laboratuvar özelliklerini incelemek, teşhis metotlarının duyarlılığını araştırmak ye tüberküloz plörezide cerrahi girişimleri incelemekti. Ocak 1998-Şubat 2001 tarihleri arasında tüberküloz plörezi teşhisi konulan 80 hasta retrospektif olarak incelendi. Olguların %76.2'si erkek, %23.7'si ise kadındı. Yaş ortalamaları 34.2 ± 13.6 yıl idi. Olguların %50'sinde plevral efüzyon sağ tarafta saptanırken, %41.3'ünde sol tarafta, %8.7'sinde ise bilateraldi. En sık rastlanan semptomlar öksürük (%72.5) ve göğüs ağrısı (%71.2) idi. Akciğer grafisi ile %16.2 olguda parankimal lezyon saptanmış, toraks bilgisayarlı tomografisi çekilen 33 olgunun 18 (%54.5)'inde parankimal lezyon saptanmıştır. %86.25 olguda plevral biyopsi ile teşhis konulurken, %2.5 olguda plevral sıvıda asidorezistan bazil (ARB) müspetliği ile, %7.5 olguda eksüda niteliğinde plevral sıvı ve balgamda ARB pozitifliği ile, %3.75 olguda ise klinik ve radyolojik olarak tanı konulmuştur. Sonuç olarak, tüberküloz plörezi ülkemizde genç hastalarda görülmektedir ve plevral biyopsi, tüberküloz plörezi teşhisinde en etkili metottur. Ancak plevral biyopsi ile teşhis konulamayan hastalarda, plevral sıvıda lenfosit hakimiyeti, adenozin-deaminaz (ADA) düzeyi yüksekliği ve balgam ARB pozitifliği tüberküloz plörezi teşhisi için önemli parametrelerdir.