Dergiler / Solunum Hastalıkları / 2007 / Cilt: 18 - Sayı: 1
Lenf bezi tüberkülozlu olguların özellikleri
- Dergi
- Solunum Hastalıkları
- Sayfa
- 20–25
- DOI
- —
Özet
Amaç: Ülkemizde tüberküloz hastalığından akciğer ve plevradan sonra en sık boyun ve supraklaviküler bölgede bulunan lenf bezleri etkilenir. Çalışmanın amacı lenf bezi tüberkülozlu (LBTB) olgularımızın özelliklerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Dispanserimizde 2000-2003 yılları arasında ekstrapulmoner tüberküloz tanısıyla izlenen 137 olgudan LBTB tanısı alan 29 (%21.16) olgunun kayıtları retrospektif olarak incelendi. Sonuçlar: Olgularımızın 20 (%68.96)'si kadın, 9 (%31.04)'u erkek olup, yaş ortalaması 40.82 ± 18.67 yıl idi. En sık yakınma palpabl lenfadenopatiydi (%93.10). Tüberküloz temas öyküsü 7 (%24.13) olguda, geçirilmiş tüberküloz öyküsü 2 (%6.9) olguda vardı. Olguların 15 (%51.72)'inde hastalık servikal lenf bezlerinde lokalizeydi. Bir olgu hariç tüm olgularda LBTB izoleydi. Bir olguda akciğer tüberkülozu birlikteliği vardı. Balgamda aside dirençli basil bakısı dokuz olguda yapılmış ve tümünde negatif bulunmuştu. Tüberkülin deri testi 14 (%48.7) olguya uygulanmış ve tümünde pozitif (> 10 mm) bulunmuştu. Olguların 22 (%75.86)'sinde BCG aşı skarı vardı. Tanı, olgularımızın tümünde histopatolojik olarak kondu. Tedavide 24 (%82.75) olguya izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol (HRZE) rejimi uygulandı ve olgularımızın tümünde tedavi başarıyla sonlandırıldı. Yorum: LBTB, kadınlarda erkeklere göre daha fazla izlenmekte ve genellikle izole seyretmektedir.
Abstract
Aim: Servical and supraclavicular lymph nodes are the most affected sites by tuberculous disease after lung and pleura in our country. Our aim is to evaluate characteristics of cases with lymph node tuberculosis (LNTB). Material and Methods: Among 137 cases, who were followed up as extrapulmonary tuberculosis in our dispensary between January 2000-December 2003, the records of 29 (21.16%) cases with LNTB were reviewed retrospectively. Results: Of the cases, 20 (68.96%) were women, 9 (31.04%) were men and mean age was 40.82 ± 18.67 years. The most common complaint was palpable lymphadenopathy (93.10%). Seven (24.13%) cases had history of tuberculosis contact, 2 (6.9%) had history of tuberculosis. In 15 (51.72%) cases, the disease was localised at the servical lymph nodes. LNTB was found as an isolated lesion in all cases except one. Additionally, there was pulmonary tuberculosis in one case. Acid-fast bacilli of sputum was negative in nine cases who were searched for this procedure. Tuberculin skin test was performed to 14 (48.7%) cases and found positive (> 10 mm) in all. Twenty two (75.86%) cases had BCG scar. Diagnosis was proven histopathologically in all cases. The drug regimen which is applied in 24 (82.75%) cases was isoni-azid, pyrazinamide, ethambutol, rifampicin (HRZE) and the therapy was completed successfully in all cases. Conclusion: LNTB is seen more frequent in women than men and it usually manifests as an isolated lesion.