Dergiler / Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2004 / Sayı: 11
Massenmedienforschung am Beispiel der Politischensprache
- Sayı
- 2004 · Sayı: 11
- Sayfa
- 235–238
- DOI
- —
Özet
Dil denen mefhum, insanları diğer yaratıklardan ayıran en belirgin özelliktir. Çünkü, dil bir düşüncenin, aklın ve dimağın ürünüdür; yani değişken ve biyolojik bir olgudur. İnsanlar bu dil yeteneği sayesinde yaşantılarını paylaşabilmekte, görüş alış verişinde bulunabilmekte, bilgiyi kuşaktan kuşağa aktarabilmekte ve bir başka ifade ile iletişim sürecine girebilmektedir. Sanırım dilin en önemli boyutu da bu yönüdür. Dilin karmaşık yapısı, esnekliği ve geniş bir anlatım gücü vardır. Dilin bu tür niteliklerini gerek politikacılar gerekse Kitle İletişim Araçlarını kullananlar çok önceden keşfetmişler ve bilinçli bir biçimde kullanmaktadırlar. Dilin düşünceleri meydana getirdiğini veya düşüncelerin dile dökülerek dışa vurulduğu teorisinden yola çıkarak, ister politikacılar olsun, ister Kitle İletişimcileri olsun, her iki alanda da amaç daima hedef kitlelerin belli bir düşünce doğrultusunda veya belli bir davranışın gösterilmesi için etkilenmesidir. Günümüzde politikacıların tanıtımı ve düşüncelerinin sunulması genelde Kitle İletişim Araçlarıyla gerçekleşmektedir. Aynı zaman da Kitle İletişim Araçları bu süreç içinde kendi siyasal düşüncelerini de pazarlamaktadırlar. Aslında politik haberleri kendi düşünceleri doğrultusunda kurgulayarak vermektedirler.
Abstract
Language is the most importent aspect of humans that separate them from other creatures. Because Language is the product of thought, brain an intellegence. That is to say, it is a changing biological concept. Thanks to this ability of the language speaking, human beings are able to share their lives with the others, communicate within their society, transfer their potential of knowledge to the next generations, in other words, are able to enter a process of communication. I personally think, that is the most importent dimension of language speaking. Language has a complicated structure, flexibility and a high narrative power. These aspect of language were realised long age by politicians and those who use the media therefore they have been using and benefiting it consciously. Disregarding the theories that language make up our thoughts and that thoughts are uttered by language, it has been used to affect and change the attitudes of the masses. In our age, this mutual relation is mainly seen in the media and in its tools. İt is therefore that we have decided to study the media and its tools in our research.