Dergiler / Sosyoloji Araştırmaları Dergisi / 2006 / Cilt: 10 - Sayı: 2

Küreselleşme ve İyi Yurttaşın Ölçüleri

Sayfa
171–180
DOI
—

Özet

İyi yurttaş kime denir, iyi yurttaş olmak ne anlama gelir? Bireylerin ne tür haklara, yükümlülüklere, kimliklere, aidiyetlere sahip olmaları beklenmektedir? Bu beklentiler zaman içinde nasıl değişmiştir? Bu makale, değişik ulusal bağlamlarda eğitim alanına odaklanarak yirminci yüzyılın son aralığında yeni bir ulusötesi normativitenin ortaya çıkışını izlemektedir. Makalede, bu normativitenin giderek kendini örgütleyen ve yaşamın her yönüyle ilgili kurallar getiren küresel bir yapı içinde bireyi esas alan bir normative olduğu ileri sürülmektedir. Bu normatif çerçeve içinde yurttaşlığı oluşturan özellikler giderek evrenselleşirken, ulusun yurttaşlığın odağı olarak yücel-tilmesinin giderek azalması yönünde bir eğilim gözlemlenmektedir. Makalenin sonunda bu normativitenin doğurduğu beklenmeyen ya da paradoks içeren sonuçlar, olası kırılma çizgiler üzerine düşünceler sunulmaktadır.

Abstract

What does it mean to be a good citizen? What kind of rights, responsibilities, identities and belongings are individuals expected to have? How have these expectations changed over time ? Focusing on the sphere of education in various national settings, this paper traces the emergence of a new transnational normativity of citizenship in the latter part of the 20th century. This normativity takes as its basis an increasingly 'reified' individual embedded in an increasingly 'rationalized' and globally ordered world, which affords rules encompassing all aspects of (social) life. Within this normative frame, the trend is towards the decreasing valorization of the nation as the collective focus of citizenry, whereas citizenship values and qualities are increasingly universalized. I conclude by reflecting on the unintended consequences, paradoxical outcomes, and potential fault lines of such normativity.