Dergiler / Sosyoloji Araştırmaları Dergisi / 2004 / Cilt: 7 - Sayı: 1

Türk Sosyolojisinde Pozitivizm: Bilginin Sosyolojik Tasarımı (1908-1945)

Sayfa
107–130
DOI
—

Özet

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de Cumhuriyetin kuruluş yıllarında sosyoloji bilimi aracılığıyla geliştirilen bilim paradigmasının pozitivist boyutlarını ortaya koymaktır. Bu bağlamda, Türk sosyologlarının II. Meşrutiyet ile Cumhuriyetin kuruluş yılları (1908-1945) arasında yazdıkları sosyoloji metinleri analiz edildi. Söz konusu metinler; A. Şuayb, P. Sabahattin, Z. Gökalp, N. Sadak, M. İzzet, Bonafos, İ. H. Baltacıoğlu gibi sosyologların makaleleri, kitapları ve sosyoloji ders kitaplarından oluşmaktadır. Türkiye'de sosyolojinin, bu tarihsel bağlamın özelliklerinden etkilenerek bilgi üzerine çeşitli düşünceler geliştirdiği görülecektir. Söz konusu bağlamla uyumlu bir biçimde, Osmanlı'nın parçalanması ve yerine genç Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması sosyolojik bilgi paradigmasıyla açıklanır ve anlamlandırılır. Bu amaçla, sosyolojik pozitivizm yaklaşımının benimsendiği görülmektedir. Bilgi, tarihsel evrim sürecinde kazanılan, nesnel ve seküler özellikler taşıyan bir olgu olarak tanımlanır. Toplumsal dünyanın doğal dünyaya benzer bir biçimde çeşitli yasalara sahip olduğu görüşü paylaşılır. Sosyolojinin, toplumsal dünyanın yasalarını keşfederek toplumsal değişime yön vermede belli üstünlükler sağlayabileceği düşünülmektedir. Ayrıca bilginin evrimci, seküler, nesnel ve evrensel özellikleri üzerinde durularak, bireylere bu bağlamda yeni bir bilgi dünyası kazandırılmaya çalışılmaktadır. Türk toplumunun geleneksel toplum bilgi dünyasından ayrışarak, modern toplum bilgi dünyasıyla bütünleştirilmesine çaba gösterilir. Sosyoloji, modern toplum paradigmasının bilgisini geliştiren ve bu bilgiyi tarihsel koşulların entelektüel ve politik arayışları için sistemleştiren bir bilim olarak görülmektedir. Sosyolojinin pozitivist bir "anlamı" inşa edilmektedir.

Abstract

In this study the aim is to investigate sociological positivism in Turkey between 1908 and 1945. In this period, Turkish sociologists have preferred many ideas regarding the issue. This sociological approach was adopted as a modem paradigm of knowledge to build a new perspective for the young Republic's ideology. Therefore, new sociological knowledge was created for the sake of progress, secularism, objectivity and so on. The main purpose in this paper is to uncover/discuss how Turkish sociologists created a new sociological conception of science in the Turkish society during the constitution of the Turkish Republic. In this respect, attempt is made to interprete many of the sociological texts that were published between 1924 and 1940 and written by M. İzzet, N. Sadak, A. Kami, Bonafos, H. Baltacıoğlu.