Dergiler / Southern Clinics of Istanbul Eurasia / 2018 / Cilt: 29 - Sayı: 4
Anal Fissure Epidemiology and Related Diseases in Children
- Sayfa
- 295–300
- DOI
- —
Özet
Objective: After an anal fissure (AF), patients frequently avoid defecation, even if they have diarrhea, due to severe anal pain. This is particularly evident in constipated patients, however the type of functional disease that causes AF is not limited to constipation or persistent diarrhea. The aim of this study was to examine the prevalence and the clinical importance of diseases associated with AF in childhood age groups among young patients with different clinical pictures. Methods: The data related to age, sex, and the accompanying disease of AF patients were collected from a hospital database. Of 7406 patients, 728 were identified and categorized in 6 distinct disease groups associated with AF: constipation; constipation with anal incontinence, urinary incontinence, or anal incontinence and urinary incontinence; infantile colic (IC); and diaper dermatitis (DD). The symptoms of the AF-related diseases were recorded and it was assessed whether AF-related symptoms were reduced after AF treatment. Results: Of the 728 AF-associated patients of all groups, it was observed that 1 week after AF therapy, 529 (72%) experienced a regression in both current disease and AF-related symptoms (p<0.05; r=0.26). The improvement in the first week after treatment had a stronger correlation than the improvement in the third week (r=0.26 vs. 0.19). Conclusion: AF was associated with constipation, anal-urinary incontinence, IC, and DD, and was critically important in the targeted treatment of the related illness. The potential presence of AF should be kept in mind when planning the treatment of these 6 functional disorders.
Abstract
Amaç: Anal fissür (AF) başladıktan sonra, kabızlığı olanlarda daha belirgin olan şiddetli anal ağrı nedeniyle, hastalar ishal olsalar bile defekasyondan kaçınırlar. AF’ye neden olan fonksiyonel hastalığın tipi, kabızlık veya ishal ile sınırlı değildir. Bu çalışma, tüm çocukluk çağı yaş gruplarında AF ile ilişkili hastalıkların prevalansını ve klinik önemini, farklı klinik tablolarla açıklığa kavuşturmayı amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Hastaların yaşı, cinsiyeti ve AF ile ilişkili hastalıkları veri tabanından toplandı. Yedi bin dört yüz altı hastadan AF ile ilişkili altı farklı hastalık grubu belirlendi: 1. kabızlık, 2. anal inkontinans, 3. üriner inkontinans, 4. anal inkontinansla birlikte üriner inkontinans, 5. infantil kolik (IC) ve 6. diaper dermatit (DD). AF ile ilişkili hastalıklarda semptomları ve AF tedavisinden sonra AF ile ilişkili semptomların gerileyip gerilemediğini belirledik. Bulgular: Anal fissür tedavisinden bir hafta sonra, tüm grupların AF ile ilişkili 728 hastasından 529’unda (%72) hem mevcut hastalıkta hem de AF ile ilişkili semptomlarında azalma vardı (p<0.05, r=0.26). Tedaviden sonraki ilk haftadaki iyileşme üçüncü haftadaki iyileşmeden daha güçlü bir korelasyona sahipti (r=0.26’ya karşılık 0.19). Sonuç: Kabızlık, anal-üriner inkontinans, IC ve DD ile ilişkili AF’nin, ilişkili olduğu hastalığın hedeflenen tedavisinde kritik öneme sahip olduğunu gösterdik. Bu altı fonksiyonel hastalığın tedavisini planlarken AF’nin mevcut olup olmadığını göz önünde bulundurulmasını öneriyoruz.