Dergiler / Eurasian Journal of Educational Research / 2016 / Cilt: 16 - Sayı: 67
Eleştirel Düşünme Becerileri Konusunda Yapılan Lisansüstü Tezlerin İncelenmesi: Türkiye Örneği
- Sayfa
- 0–0
- DOI
- —
Özet
Problem Durumu: Düşünme insanoğlunun en önemli özelliklerinden biri ve günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Eleştirel düşünme olayları anlamak, değerlendirmek, incelemek, var olan bir problemi çözmek için veya bir konuda karar vermek için gerçekleştirilen aktif ve sistematik bir sorgulama ve problem çözme stratejisidir. Özellikle son yıllarda Türkiye’de eleştirel düşünmeye ilişkin araştırmalar artış göstermiştir. Bu araştırmaların analiz edilerek yeni yapılacak araştırmalara yol göstermesi önemli görülmektedir. Eleştirel düşünme becerilerinin sıklıkla hangi boyutlarıyla ele alındığının, hangi boyutlar bakımından incelenmeye ihtiyaç duyulduğunun ortaya konulması araştırmaların birikimli ilerlemesi bakımından oldukça önemlidir. Bunun yanı sıra bir alanla ilgili yapılmış bilimsel tezlerin analiz edilmesi, o konunun derinliği ve yaygınlığı hakkında bilgiler verebilir ve incelenen alanın genel görünümünü ortaya çıkarabilir. Araştırmanın Amacı: Bu çalışmanın amacı eleştirel düşünme becerileri ile ilgili olarak Türkiye’de eğitim bilimleri alanında yapılmış olan lisansüstü tezlerin içerik analizini yapmak ve tezlerdeki genel eğilimleri belirlemektir.Araştırmanın Yöntemi: Çalışma nitel araştırma yöntem ve teknikleri kullanılarak yapılandırılmıştır. Verilerin toplanmasında doküman incelemesi yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmada YÖK Ulusal Tez Merkezi’de bulunan 186 tez yayın yılı, düzeyi, araştırma yöntemi, veri toplama yöntemi, örneklem özellikleri, kullanılan veri toplama araçları, deneysel çalışmalar için kullanılan deney deseni ve uygulamanın yapıldığı dersler boyutlarında analiz edilmiştir.Araştırmanın Bulguları: Elde edilen verilere dayalı olarak, eleştirel düşünmenin 1999 yılından itibaren çalışılmaya başlandığı ve konuyla ilgili tezlerin önemli bir bölümünün yüksek lisans düzeyinde yapıldığı ve betimsel araştırmaların deneysel araştırmalara göre daha çok tercih edildiği görülmüştür. Yapılan tezlerde nicel veri toplama yöntemiyle yürütülen çalışmaların tercih edildiği; bunu karma yöntemin takip ettiği ve nitel yöntemde yapılan çalışmaların oranının düşük olduğu ortaya konmuştur. Tezlerde daha çok üniversite öğrencileriyle çalışıldığı ve veri toplama aracı olarak sıklıkla ölçeklerin kullanıldığı saptanmıştır. Bunlar arasında “Kaliforniya Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği” en sık kullanılan ölçektir. Deneysel yöntemle yapılan çalışmaların genellikle kontrol gruplu ön test-son test deneysel desene göre tasarlanmış olduğu ve bu tür çalışmaların çoğunlukla Sosyal Bilgiler ve Fen Bilimleri derslerinde yürütüldüğü belirlenmiştir. Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri: Bu araştırmada eleştirel düşünme becerileri ile ilgili olarak YÖK Ulusal Tez Tarama Merkezindeki toplam 186 lisansüstü düzeyde tez incelenmiştir. 1999 yılında yapılan ilk çalışmadan günümüze kadar eleştirel düşünme ile ilgili çalışmalara olan ilginin sürdüğü, konunun en fazla 2011 yılında çalışıldığı saptanmıştır. Yapılan incelemelerde eleştirel düşünme ile ilgili olarak yüksek lisans tezlerinin doktora tezlerine göre sayıca daha fazla olduğu ve betimsel araştırmaların deneysel araştırmalara göre daha çok tercih edildiği belirlenmiştir. Veri toplama yöntemi bakımından ise daha çok nicel veri toplama yöntemiyle yürütülen çalışmaların tercih edildiği; bunu karma yöntemin takip ettiği ve nitel yöntemde yapılan çalışmaların oranının düşük olduğu ortaya konmuştur. Eleştirel düşünme ile ilgili çalışmalarda nicel araştırmaların daha fazla tercih edilmesine bağlı olarak veri toplama araçlarında ölçeklerin ön plana çıktığı görülmektedir. Bu bağlamda eleştirel düşünme konusuna ilişkin daha derinlemesine bilgilerin edinilebilmesi amacıyla görüşme, gözlem gibi veri toplama yöntemlerinin kullanıldığı daha fazla sayıda nitel ve karma araştırmaya ihtiyaç olduğu düşünülmektedir. Eleştirel düşünme ile ilgili çalışmalarda ölçek ve anketlerin daha çok tercih edilmesinin temel nedeni olarak, bu araçların daha çok kişiye ulaşabilme olanağı tanıması ve bu araçlarla veri toplama sürecinin zaman ve maliyet açısından daha ekonomik olması gösterilebilir. İncelenen tezlerde çalışma grubunun/örneklemin çoğunlukla üniversite öğrencilerinden oluştuğu görülmüştür. Bunlar arasında da öğretmen adayları ile yapılan çalışmalara ağırlık verildiği gözlenmiştir. Ayrıca yönetici ve öğretim elemanları ile de oldukça az sayıda araştırma yürütülmüş olması dikkat çekici bulunmuştur. Benzer şekilde Türkiye’de gerçekleşen eğitim araştırmalarının incelendiği birçok çalışmada da örneklemin/katılımcıların çoğunlukla üniversite öğrencilerinden oluştuğu görülmektedir. Eleştirel düşünme ile ilgili olarak yapılan tezlerde veri toplama aracı olarak daha çok ölçeklerin tercih edildiği ve ağırlıklı olarak Türkçeye uyarlaması yapılan “Kaliforniya Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği”'nin kullanıldığı görülmektedir. “Cornell Eleştirel Düşünme Ölçeği”i ve “Watson-Glaser Eleştirel Akıl Yürütme Gücü Testi” de eleştirel düşünme gücünü ortaya koymak amacıyla sıklıkla tercih edilen ölçeklerdir. Deneysel yöntemle yapılan çalışmaların genellikle kontrol gruplu ön test-son test deneysel desene göre tasarlandığı saptanmıştır. Deneysel yöntemle yapılan araştırmalarda genellikle deney grubu lehine anlamlı sonuçlar elde edildiği gözlenmiştir. Ayrıca araştırmaların seçilen örneklem gruplarıyla hangi derslerde/konu alanlarında yürütüldüklerine ilişkin elde edilen bulgular, çalışmaların çok çeşitli konu alanlarında yapıldığını göstermiştir. İlköğretim birinci ve ikinci kademede yapılan araştırmalar en çok Sosyal Bilgiler ve Fen Bilimleri derslerinde yoğunlaşırken, diğer örneklem gruplarında özel olarak bir konu alanında yığılma olmadığı görülmektedir. Bu bakımdan ilköğretim düzeyinde yürütülecek çalışmalarda, Sosyal Bilgiler ve Fen Bilimleri dışındaki derslerde çalışılmasının ilgili alan yazına zenginlik katacağı düşünülmektedir. Eleştirel düşünme becerilerinin karşılaştığı olayları sorgulayan ve problemleri rahatlıkla çözebilen bireyler yetiştirme konusundaki önemi, bu konuda yapılacak çalışma
Abstract
Purpose: The aim of this study is to conduct content analyses of graduate dissertations about critical thinking skills in the field of educational sciences in Turkey and to document general trends in dissertations. Research Methods: This study is constructed using qualitative research methods and techniques. A document review was used to gather data in the study. One hundred eighty-six dissertations, available from the National Dissertations Center in the Higher Education Council, have been analyzed in terms of various variables. Findings: Depending on the gathered data, it is clear that critical thinking has been studied since 1999 and a majority of the dissertations have been written for a master’s degree. It is also revealed that descriptive research has been more favored than experimental research. Studies have been primarily conducted through quantitative data gathering methods. The dissertations have mainly been written by undergraduate students using primarily data collection tools consisting of scales. Implications for Research and Practice: This study reveals which theses were studied in Turkey mostly in terms of research methods, sample/study group characteristics, data collection tools, and subject areas concerning critical thinking. Therefore, new research about critical thinking should focus on experimental designs and in-depth analyses of critical thinking through qualitative methods.