Dergiler / Eurasian Journal of Educational Research / 2016 / Cilt: 16 - Sayı: 66
Öğretmen Adaylarının Sınıf Atmosferini Olumlu Etkileyen Davranışlar Hakkındaki Görüşlerinin İncelenmesi
- Sayfa
- 139–158
- DOI
- —
Özet
Problem Durumu: Eğitim bir iletişim etkinliği olarak tanımlanabilir. Çünkü eğitimde amaç kaynak tarafından amaçlanan davranışın ve davranış değişikliğinin alıcıda oluşmasıdır. Bu nedenle karşımızdaki insanı etkileme, eğitme ve birlikte çalışma konusunda başarılı olmak istiyorsak iyi ilişkiler içinde olmamız gerekir (Yüksel, 2008). Yani öğretmen ve öğrencinin bir başka deyişle kaynak ve alıcının amaçları olumlu olmalı ve iletişim şekli ise karşılıklı etkili anlaşmak temeline dayanmalıdır. Böyle bir durumda olumsuz duygular, karşıt düşünceler iletilse bile, temel yaklaşım anlamak / anlatmak yani anlaşmaktır. Böylelikle kaynak ve alıcı arasındaki ilişki güvene, değere ve diyaloga dönüşür (Başaran, 2000). Dolayısıyla öğretmen-öğrenci ilişkisinin çerçevesini güven-değer-diyalog bağlamında oluşturmak gerekir. Eğer öğretmen-öğrenci arasında karşılıklı güvene, değere ve diyaloga dayalı ilişki oluşturulabilirse bunun bir sonucu olarak sınıflarda istenilen ortam oluşturulabilir. Olumlu iletişim ile sağlanılacak öğretim süreci, öğretmen-öğrenci arasındaki karşılıklı güven ve anlayışın güçlendirilmesine ortam hazırlayarak sınıfta olumlu bir havanın, olumlu sınıf atmosferinin sağlanması ile sonuçlanacaktır. Sınıf içi iletişim öğretimi gerçekleştirmenin yanı sıra kişilerarası etkileşimi de belirleyen bir süreçtir (Kuzu, 2003). Bu iletişim amaçlıdır ve kişilerarası ilişkilerde beceri gerektirir. Kişilerarası-sosyal becerisi gelişmiş öğretmenler hem öğretimi gerçekleştirir hem de öğrencilerin istenmeyen davranışlarını becerikli bir biçimde yönetir (Stemler, Elliott, Grigorenko & Sternberg, 2006). Ancak öğretmenlerin çoğu; davranışları yönetme ve istenmeyen davranışa neden olan öğrenci ile iletişim kurma konusunda zorlandıklarını belirtmektedirler. Bu durum öğretmenlerin öğretimin yönetimi ile ilgili sistematik eğitim almakla birlikte kişilerarası-sosyal etkileşimle ilgili yeterince eğitim almamaları ile açıklanabilir. Oysa öğretmenlerin iletişim becerilerini etkili kullanmaları aynı zamanda öğrencilerin de kendilerini ve çevreyi algılamalarına sonra da çevreyi etkilemelerine öncülük edecek kilit önemdedir. Öğrenci öğretmenin kullandığı iletişim biçimine göre kendini ve başkalarını değerli bulan, insanlara ve toplumsal sorunlara duyarlı ve etkili iletişim kurabilen bir bireye ya da değer verilmeden bilgi aktarılan, öğrenmekten nefret eden, bireysel veya toplumsal sorunlar çıkaran, yabancılaşmış bir bireye dönüşebilecektir. Bunun için öğrencilerin önce öğretmenleri ile iletişim kurabilmelerinin sağlanması önemlidir.Sınıfı etkili yönetme işi öğretmenlik mesleğinin en önemli unsurlarından biridir. Sınıf yönetiminin amacı öğretimi kolaylaştırmanın yanı sıra, öğretim zamanını arttırma, sıcak ve destekleyici bir sınıf atmosferi yaratma ve koruma, öğrencilerin zarar verici davranışlarını önleme, istendik davranışların artması için uygun ortamı sağlama gibi amaçları da gerçekleştirmeye yöneliktir (Doyle, 1986; Emmer ve Stough, 2001; Jones, 1996). Tüm bu sayılanların yapılabilmesi ve olumlu sınıf atmosferinin oluşturulabilmesi öğretmenin etkin dinlemesi, açık ve net yönergeler verebilmesi, davranışa yönelik düzenlemeler yaparken olumlu dili ve ben dilini etkili bir şekilde kullanabilmesiyle ilişkilendirilebilir. Dolayısıyla sınıf atmosferi, öğrenci-öğrenci ve öğretmen-öğrenci arasındaki kişilerarası ilişkiler, kuralların açıklığı-belirginliği, öğrencilerin istekleri, öğretmenin desteği, tutumu, beklentileri ve yönetim biçimi, derse yöneltmesi, katılım, ders düzeni, yenilik, güncellik, iletişimin niteliği ve rekabet ortamı gibi faktörlerin etkileşiminden oluşmaktadır. Bu nedenle, sınıf atmosferi, sınıfa özgü bir çevresel özellik oluşturmaktadır. Bütün bunlardan hareketle aslında sınıf atmosferini sınıf içinde oluşan bireylerarası iletişim, etkileşim ve ilişkiler dokusu olarak da tanımlamak mümkündür. İlgili literatür incelendiğinde sınıf atmosferini konu alan araştırmaların; öğrencilerin çeşitli kademelerde sınıf atmosferi algıları, sınıf atmosferiyle öğrenci başarısı arasındaki ilişki, konuşma probleminin sınıf iklimine etkisi, öğretmen-öğrenci arasındaki çeşitli konulardaki etkileşimlerin sınıf atmosferine etkileri ile ilgili oldukları belirlenmiştir (Bilgiç, 2007; Bilgiç, 2009; Cananoğlu, 2011; Erdoğan, 2009; Karşı, 2012; Künkül, 2008; Mumcu, 2008; Özgök, 2013). Ulaşılabilen kaynaklar çerçevesinde öğretmen adaylarının olumlu sınıf atmosferine yönelik öğretmen davranışlarına ilişkin görüşlerini inceleyen bir araştırmaya rastlanmamıştır. Oysa öğretim ortamının hem öznesi hem de gelecekte düzenleyicisi konumunda olan öğretmen adaylarının sınıf atmosferinin hangi değişkenlerinin farkında olduklarını belirlemek önemlidir. Bu konu eksikliklerin belirlenmesi ve gidermeye yönelik hizmet öncesi eğitim aşamasında önlemler geliştirilmesi bakımından da önemlidir. Olumlu sınıf atmosferinin öğrencilerin gelişimlerine katkı sağlama ve onları etkin katılıma özendirme noktasında önemi yadsınamaz bu nedenle de bu araştırma önemlidir.Araştırmanın Amacı: Bu araştırmanın temel amacı öğretmen adaylarının sınıf atmosferini olumlu etkileyen öğretmen davranışları hakkındaki görüşlerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda aynı zamanda öğretmen adaylarının sınıf içi olumlu atmosfere yönelik önerdikleri iletişim stratejiler ve sınıf içi olumlu atmosfere yönelik etkileşim ortamı hakkındaki görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın Yöntemi: Bir devlet üniversitesinin sınıf öğretmenliği anabilim dalı 3. sınıfına devam eden öğrencilere sınıf yönetimi dersi kapsamında öğretmen adaylarına sınıf atmosferini olumlu etkileyen sınıf içi iletişim ve etkileşim ortamı nasıl olmalıdır? öğretmenler neler yapmalıdır? sorusu sorularak rapor yazmaları istenmiştir. Öğrencilerden literatürden yararlanmadan kendi görüşleri doğrultusunda raporu hazırlamaları istenmiştir. Her bir öğretmen adayının bu görevi tek başına yapması istenmiştir ve daha sonra bu raporlar toplanarak araştırmacılar tarafından değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada 70 öğretmen
Abstract
Problem Statement: A revision of literature shows that there are studies focusing on student and teacher perceptions of classroom atmosphere; however, no research has been found to be related to teacher candidates’ perspectives on their behaviors in terms of positive classroom atmosphere. As teacher candidates are the main subject and the future organizers of the teaching environments, it is important to carry out a study on which variables of the classroom atmosphere they are aware.Purpose of the Study: This study aims to investigate teacher candidates’ points of view about teacher behaviors influencing the classroom atmosphere. Also, this research intends to determine communication strategies that teacher candidates suggest about positive and effective classroom atmospheres. Method: At a primary school education department of a state university, third-year students were told to prepare a report about the following questions: "According to you; how should the communicative and effective classroom context affect the classroom atmosphere?, What should teachers do? Discuss these issues through examples.” The study was based on 70 teacher candidates’ reports about these questions. In this research, content analysis—one of the qualitative research methods—was used. Findings: It was seen that teacher candidates offered some strategies reinforcing a positive classroom atmosphere such as knowing students and the effective use of non-verbal messages and communication methods to struggle with unwanted classroom behaviors. In addition, it was emphasized that the teacher was an important factor in creating the classroom atmosphere. It was given importance that the classroom had to be considered as a democratic and social system and the teacher’s positive personal characteristics were highlighted. Conclusion and Recommendations: It can be said that teacher candidates are, to some extent, aware of what should be done or should not be done in creating a positive classroom atmosphere; however, there are some points that they are lacking. Pre-service teacher training programmes should be re-arranged in order to compensate for these lacking points and to guide teacher candidates to a sense of awareness in their classes. In line with this, classroom management, teaching experience and teaching practice courses in the curriculum of pre-school education programmes should be revised through theory and practice entirety.