Dergiler / Turkish Studies - Educational Sciences / 2019 / Cilt: 14 - Sayı: 5
SINIFLARINDA BULUNAN SURİYELİ GÖÇMEN ÇOCUKLAR İLE İLGİLİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİN GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ (HATAY İLİ ÖRNEĞİ)
- Sayfa
- 2557–2580
- DOI
- —
Özet
Göç olgusunu yaşayan Türkiye, göçmenlerin yaşam standartlarını sağlamaya ve korumaya çalışmaktadır. Göçmenlerin barınma, beslenme, sağlıklarını koruma ve eğitimlerini sağlamahem insani hem kültürel hem de uluslararası bir görevdir. Eğitim genelde öncelik olarak görülmese bile, ne zaman ülkelerine dönüş yapacağı belli olmayan bu nüfusun, gelişimlerinin desteklenmesi, misafir oldukları ülke ile uyum içinde yaşamlarını devam etmelerininsağlanması, vatanlarına döndüklerinde de ülkelerinin kalkınmalarında görev alacak bireylerin yetiştirilmesi aslında diğer ihtiyaçlar gibi önem arzetmektedir. Kamplar haricinde de, Türkiye’nin birçok yerinde farklı ülkelerden gelen göçmenler yerleştirilmiş ve ihtiyaçları açısından da takip edilmekte ve destek verilmektedir. Son yıllarda ki en büyük göçmen nüfus Suriyeli’dir. Suriye’den gelen göçmenler içinde çocuklar olmakla birlikte, göçmen ailelerin ülkede evlenmeleri ile birlikte doğan çocuklar da bulunmaktadır. Farklı şehirlerde ikamet eden bu çocukların eğitimlerinin karşılanması uluslararası haklarla korunmaktadır, Çocuk Hakları Evrensel Beyannemesine imza atan ülkeler tarafından da gerekli tedbirler alınması için önlemler alınmıştır. Kamplar haricinde çocukların yerel halktan ayrıştırılmaması için karma eğitime gidilmiş ve farklı kademelerde farklı sınıflarda göçmen çocuklar Türk çocuklar gibi eğitime tabii tutulmaktadır. Okul öncesi eğitimin, birey olabilmenin temel taşı olduğu artık bilinmekte, göçmen çocuklar da bu eğitimden uzak tutulmamakta ve yaşı tutan her göçmen çocuk Okul Öncesi kuruma kaydı yapılmaktadır. Kültürel ve duygusal farklılıkların eğitimsel zorluklara yol açacağı düşünülmektedir. Alınan tedbir ve uygulamaların ne derece katkısının olduğunun araştırılması bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmanın sonuçları, göçmen çocuklar için düzenlenen eğitim politikalarının düzenlenmesinde bir öneri niteliğinde olacaktır. Araştırmanın örneklemi, sınır bölgesinde yer alan ve en çok göçmen alan şehirlerden biri olan Hatay ilinde görev yapan bir okul öncesi öğretmeni ile durum hakkında bilgi alındıktan sonra, kartopu örneklem yöntemi ile sınıflarında Suriyeli göçmen çocukların olduğu yine Hatay ilinde görev yapan 18 Okul Öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın modeli, durum tespitinin yapıldığı nitel bir araştırma modelidir. Veri toplama aracı, araştırmacılar tarafından, öğretmenlerin Suriyeli göçmenlerle iletişimlerini nasıl gerçekleştirdiği, eğitimdeki zorluklar ve önerilerile ilgili verilerinin toplanacağı bir görüşme formu düzenlenmiştir. Elde edilen verilerin analizi ile ulaşılan bulguların sonuçları şu şekildedir: Arapça bilen öğretmenlerin kendilerinin çocuklarla doğrudan, sınıfta bulunan çocuklar ya da personeller arasında arapça bilenlerin yardımı ile ve beden dilinin kullanılarak iletişim sağlandığı; en büyük sorunun, davranış, sosyal uyum problemleri olduğu, göçmen ailelerin çocukların eğitimleri ve beslenmeleri konusunda ilgisiz olduğu ve göçmen olgusunun Türkiye’de yaşanıyor olmasından dolayı hizmet öncesi ve hizmet içinde öğretmenlerin dil ve kültür açısından eğitim alabilecekleri gibi, göçmen halkın da yaşadığı yerleşim yerine ve ülkeye uyum sağlayabilmesi için bölgenin kültürel değerleri ile ilgili farkındalıklarının sağlanması için farklı uygulamaların yapılabileceği önerileri bulunmaktadır. Araştırmanın sonuçlarına uygun olarak şu önerilerdebulunulabilir: İletişim için, Arapça bilen öğretmenlere göçmen çocukların kaydının alınması, ya da Arapça bilen ikinci bir öğretmenin görevlendirilmesinin yapılması, çocukların ve ailelerin Türkçe öğrenmelerinin desteklenmesi, çocuklarının gelişimi ve öz-bakım becerileri hakkında göçmen ailelerin bilgilendirilmesi, hizmet öncesi ve hizmet içinde öğretmenleri göç olgusuna yönelik yetiştirilmelerinin sağlanması, kültürel uyumsuzların yaşanmaması için karşılıklı olarak kültürel farkındalıkların oluşturulması için etkinliklerin düzenlenmesinin sağlanması şeklindedir.