Dergiler / Retina-Vitreus / 2015 / Cilt: 23 - Sayı: 2

Valsalva Retinopatisinde Klinik Görünüm

Clinical Features of Valsalva Retinopathy

Sayfa
145–148
DOI
—

Özet

Valsalva retinopatisi tanısı konulan hastaların klinik özelliklerinin gözden geçirilmesi.Gereç ve Yöntemler: Ocak 1995-Ocak 2013 tarihleri arasında Valsalva retinopatisi tanısı konulan hastaların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Onyedi hastanın verileri, bu bağlamda klinik özellikleri açısından değerlendirildi.Bulgular: Hastaların 10'u erkek, 7'si kadındı ve ortalama yaş 44.7 yıl (18-70 yıl) olarak bulundu. Tüm hastalarda tek gözde etkilenme mevcuttu. Dokuz hastada (%52.9) makülayı maskeleyen 2 disk çapından büyük preretinal subhyaloid hemoraji, altısında (%35.2) foveanın korunduğu, ikisinde (%11.7) foveayı örten 1 disk çapından küçük yüzeyel retina önü hemoraji olduğu görüldü. Başvuru esnasında en iyi düzeltilmiş görme keskinlikleri (EİDGK) maküla ve foveanın etkilendiği 11 hastada el hareketi düzeyinde iken, foveanın korunduğu altı hastada ortalama 9/10 olarak saptandı. Üç disk çapından geniş preretinal subhyaloid hemorajisi olan sekiz hastaya (%47) Nd:YAG lazer hyaloidotomi yapıldı. Lazerden hemen sonra kanamanın vitreus boşluğuna drene olduğu izlendi ve EİDGK'de dramatik artış saptandı. Dokuz hasta (%52.9) tedavisiz takip edildi ve retina bulgularında spontan iyileşme izlendi. Sonuç: Valsalva retinopatisi genellikle iyi prognoza sahip olup, çoğu olguda spontan düzelme izlenmektedir. Makülayı örten 3 disk çapından büyük preretinal subhyaloid hemoraji saptanan hastalara Nd:YAG lazer hyaloidotomi yapılarak erken dönemde görme keskinliğinde artış sağlanabilir

Abstract

To review the clinical features of patients with the diagnosis of Valsalva retinopathy.Materials and Methods: Files of patients with Valsalva retinopathy diagnosed between 1995 and 2013 were reviewed retrospectively and records of seventeen patients were evaluated.Results: Ten patients were male and seven female. Mean age of the subjects was 44.7 years (Range, 18-70 years). The involvement was unilateral in all patients. In nine patients (52.9%) preretinal subhyaloid haemorrhage larger than 2 disc diameter was masking the macula. In six (35.2%) preretinal haemorrhage was away from macula and in two (11.7%) haemorrhage was masking the fovea but smaller than 1 disc diameter. Mean best-corrected visual acuity (BCVA) was hand movement in eleven patients who had preretinal haemorrhage masking the fovea and 9/10 in six patients with preretinal haemorrhage sparing the fovea. Eight patients (47%) with preretinal subhyaloid haemorrhage over three disc diameter and masking the fovea received Nd:YAG laser treatment. The hemorrhage instantaneously drained into the vitreous cavity, resulting in a dramatic increase in visual acuity. Nine patients (52.9%) were followed without any treatment and spontaneous recovery occurred in all. Conclusion: Valsalva retinopathy usually has a good prognosis characterised with spontaneous improvement. Visual acuity improvement can be obtained in patients with preretinal subhyaloid haemorrhage over three disc diameter and masking the fovea with Nd:YAG laser hyaloidotomy