Dergiler / Retina-Vitreus / 2018 / Cilt: 27 - Sayı: 2
Relationship Between Optical Coherence Tomography Signal Strength and Visual Acuity in Cataract Patients
- Dergi
- Retina-Vitreus
- Sayfa
- 154–157
- DOI
- —
Özet
Purpose: To investigate the relationship between optical coherence tomography (OCT) signal strength and visual acuity in cataract patients and evaluate the effect of cataract on OCT measurements. Materials and Methods: Twenty-one eyes of 18 patients with cataract were included in the study. Patients with other associated ocular pa- thology were excluded. After ophthalmologic examination, mydriasis was induced with 0.5% tropicamide and OCT images were acquired. The same assessment was conducted at 1 month after cataract surgery and obtained values were compared with baseline. Results: Mean best corrected visual acuity (BCVA) of the study group was 0.15 ± 0.10 preoperatively and 0.84 ± 0.07 postoperatively and the difference was statistically signifi cant (p<0.001). There was a signifi cant positive correlation between preoperative BCVA and OCT signal strength (p<0.001). Similarly, signifi cant positive correlations were observed between preoperative signal strength and central retinal thickness (CRT), macular volume (MV), and peripapillary nerve fi ber thickness (PNFT) (p<0.001, p<0.001, p=0.005, respectively). In addition, CRT, MV, PNFT, and signal strength increased signifi cantly postoperatively (p<0.001 for all). However, OCT signal strength was not correlated with postoperative BCVA, CRT, MV, or PNFT (p=0.85, p=0.99, p=0.89, and p=0.1, respectively). Discussion: OCT signal strength can provide objective data such as visual acuity in patients planned for cataract surgery. However, the pres- ence of cataract may seriously impact the accuracy of values obtained by OCT.
Abstract
Amaç: Kataraktlı hastalarda optik koherens tomografi (OKT) sinyal gücü ve görme keskinliği arasındaki ilişkiyi araştırmak ve kataraktın OKT ölçümleri üzerindeki etkisini değerlendirmek. Materyal-Metod: Çalışmaya 18 hastanın 21 gözü dahil edildi. Katarakt dışında ön segment ya da arka segment patolojisi bulunan ve cerrahiye bağlı komplikasyon gelişen hastalar çalışma dışında bırakıldı. Hastaların oftalmolojik muayenesi yapıldıktan sonra %0.5’lik tropikamid ile pu- pilla dilatasyonu sağlandı ve OKT görüntüleri alınarak kaydedildi. Katarakt cerrahisini takiben aynı uygulama postoperatif 1. ayda tekrarlandı ve elde edilen veriler kaydedilerek cerrahi öncesi verilerle karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların preoperatif en iyi düzeltilmiş görme keskinlikleri (EİDGK) 0.15 ± 0.10 iken postoperatif 0.84 ± 0.07 idi ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.001). Preoperatif EİDGK ile OKT sinyal gücü arasında anlamlı pozitif korelasyon mevcuttu (p<0.001). Benzer şekilde preoperatif sinyal gücü ile santral retinal kalınlık (SRK), maküla hacmi (MH) ve peripapiller sinir lifi ka- lınlığı (PSLK) arasında anlamlı pozitif korelasyon saptandı (sırasıyla p<0.001, p<0.001 ve p=0.005). Aynı zamanda SRK, MH, PSLK ve sinyal gücü postoperatif anlamlı artış gösteriyordu (Her bir parametre için p<0.001). Ancak postoperatif EİDGK, SRK, MH ve PSLK ölçümleri ile OKT sinyal gücü arasında anlamlı bir korelasyon yoktu (sırasıyla p=0.85, p=0.99, p=0.89 ve p=0.1). Tartışma: OKT sinyal gücü katarakt cerrahisi planlanan hastalar için tıpkı görme keskinliği gibi objektif veri sağlayabilir. Ayrıca hastadaki katarakt varlığı OKT ile elde edilen sayısal verilerin doğruluğunu ciddi şekilde etkileyebilmektedir.