Dergiler / Praksis / 2010 / Sayı: 24

“Bütün renkler kirleniyordu…” Praksis’ten kaçış sürecinde su hakkı mücadeleleri

"All colurs were getting dirty...": Struggle for right to water in the process of escaping from Praxis

Dergi
Praksis
Sayfa
25–39
DOI
—

Özet

2000'li yılların başından beri yükselişte olan su hakkı mücadeleleri yalnızca konunun Özgüllüğü dolayısıyla değil, aynı zamanda toplumsal hareketlerin son derece parçalı görüntüsü dolayısıyla da eleştirel bir analizi hak etmektedir. Fiyatlandırma mekanizmaları, uluslararası kuruluşlar ve başarı hikayeleri de dahil olmak üzere genelde su politikaları ile ilgili olarak son derece zengin bir literatür bulunuyor olmasına rağmen sosyal bilimciler arasında su hakkı mücadelelerini eleştirel bir haritalandırmaya tabi tutmak ya da mücadeleler eleştirel bir analizle ele almak konusundaki ilginin oldukça sınırlı olması kayda değer bir durumdur. Bu nedenle bu çalışma hem dünyadaki su hareketlerini farklı STK'lar arasındaki güçler dengesine göre hastalandırmayı hem de Türkiye'dekiler de dahil olmak koşuluyla su hakkı hareketlerinin içsel tutarsızlıklarını gözler önüne sermeyi amaçlamaktadır. Çalışmada yapılan uyarıların, sermaye sınıfının militan örgütlenmeleri içermek ve ılımlılaştırmak amacıyla kurguladığı gizli stratejileri toplumsal hareketler açısından görünür kılacağı umulmaktadır.

Abstract

Struggles for right to water which have been in an uptrend since from the early 2000s deserve a critical analysis not only because of specifity of this topic but also because of the very fragmented presence of social movements. It is noteworthy to underline the fact that despite there is a vast literature on water policies in general including pricing mechanisms, international institutions and success stories about water struggles it seems that there is very limited interest among social scientists on mapping or analysing struggles for right to water from a critical perspective. Therefore this study aims both to make a mapping of water movements around the world according to the balance of powers between different NGOs and also to bring internal discrepancies of ongoing struggles everywhere including Turkey into sharp relief. It is hoped that the warnings made in the study would make secret strategies of capitalist class aiming to embrace and moderate militan organizations more visible in the eye of social movements.

Anahtar kelimeler: Türkiye