Dergiler / Praksis / 2014 / Sayı: 35

Sınıfın söylemsel kuruluşu: 1947 Sendikacılığının ilk yıllarında milliyetçi ve anti-komünist söylemler

Dergi
Praksis
Sayfa
61–82
DOI
—

Özet

1947 sendikacılığının ilk yıllarında sınıfsal kimliğin inşası sürecinde kullanılan milliyetçi ve antikomünist söylemlerin incelenmesi bu makalenin konusunu oluşturur. Ulus inşa süreciyle sanayi proleteryasının genişlemesi sürecinin zamansal olarak örtüştüğü erken cumhuriyet döneminde, işçi sınıf kimliği ulusal kimlikle oldukça yakın ilişki içerisinde oluşmuştur. Milliyetçi söylemin sendikal hareket içerisinde yaygın olarak kullanılmış olması bu yakınlığın bir kanıtıdır. Fakat işçilerin kendilerini “Türk işçisi” olarak tanımlama süreçlerini, işçi sınıfının devletin ideolojik olarak tamamen kontrolü altında olmasıyla açıklamak fazla kolaycı bir yaklaşım olacaktır. Bu açıdan işçi sınıfı bilincinin milliyetçi ideoloji tarafından ele geçirilmesi anlatısı yerine, dönemin koşulları ve anlam dünyası içerisinde, işçi sınıfı kimliği ve bilincinin kültürel ve siyasi inşasında milliyetçiliğin rolünü anlamaya çalışmak gerekir. Burada benimsendiği haliyle sendikaların tarihine aşağıdan bir bakış, sınıfın sübjektif oluşum koşullarının sendikal hareketin politik ve ideolojik ilişkiler evrenini nasıl sınırlandırdığının yanısıra, neleri mümkün kıldığını da anlamamızı sağlayacaktır.