Dergiler / Praksis / 2018 / Sayı: 46
Hardt ve Negri’nin Maddi Olmayan Emek Teorisi: Eleştirel Bir Bakış
- Dergi
- Praksis
- Sayı
- 2018 · Sayı: 46
- Sayfa
- 203–224
- DOI
- —
Özet
Michael Hardt ve Antonio Negri günümüz küresel kapitalizminin yeni hegemonik gücünün maddi olmayan emek olduğunu ve diğer emek türleri üzerinde güçlü bir etki yarattığını ileri sürmüştür. Bilgi, fikir, sembol, kodlar, enformasyon, iletişim, ilişki veya duygusal ifade gibi ‘ürün’ ya da hizmetlerin üretimine vurgu yapan maddi olmayan emek kavramı, maddi olmayan bir dünyada yaşadığımız izlenimi yaratmaktadır. İşlerin bilgiye dayalı, yaratıcı, iletişimsel hale geldiği, teknolojik gelişmelerle emekçilerin de bu vasıfları kazandığı, bunun yeni bir kolektif özne olan çokluğun sosyo-ekonomik temeli olduğu varsayılmaktadır. Buna rağmen çağdaş kapitalizmde işlerin ve işçilerin genel kitlesinin yaratıcı ve entelektüel hale geldiği iddiası ampirik olarak doğrulanmamaktadır. Sermaye ilişkilerinin tüm üretim ve değişim süreci üzerindeki hegemonyasını göz ardı ederek emekçilerin ürettikleri ürünün niteliği üzerinden ayrıştırılması ya da Batı-merkezci bir yaklaşımla hegemonik bir sosyo-teknik emek türü tanımlanması ciddi bir yöntemsel hatadır.
Abstract
Michael Hardt and Antonio Negri argued that new hegemonic power of today’s global capitalism is immaterial labor that created powerful influence on the other forms of labor. The concept of immaterial labor, emphasizes the production of ‘product’ or services such as information, ideas, symbols, codes, communication, relationship or emotional expression, creating the impression that we live in an immaterial world. It is assumed that the works have become knowledge-based, creative, communicative and laborers have also acquired these qualities with technological developments, these laborers form a socio-economic basis of the multitude as a new collective subject. Yet, in modern capitalism, the claim that the general mass of workers and works have become creative and intellectual has not been empirically confirmed. It is a serious methodological error to ignored the fact that capital relations created hegemony over the entire production and exchange processare, and dividing laborers over the quality of the product they produce or defining a hegemonic socio-technical labor type with a Western-centric approach.