Dergiler / Mikrobiyoloji Bülteni / 2009 / Cilt: 43 - Sayı: 2

Kistik ekinokokkozisli hastalarda eozinofilik katyonik protein düzeylerinin klinik semptomlar ve laboratuvar bulgularıyla birlikte değerlendirilmesi

Evaluation of eosinophil cationic protein levels with clinical symptoms and laboratoey findings of patients with cystic echinococcosis

Sayfa
285–292
DOI
—

Özet

Eozinofil granüllerinden salınan proteinler arasında eozinofilik katyonik protein (ECP), aktif inflamatuvar hastalıkların izlenmesinde en yararlı olanıdır. ECP düzeyi, inflamasyon alanındaki eozinofil aktivasyonunu yansıtmasına bağlı olarak hastalık aktivitesi hakkında değerli bilgiler verir. Bu çalışmada, kistik ekinokokkozis (KE)'li hastalardaki ECP düzeylerinin, hastalara ait diğer laboratuvar bulguları ve klinik semptomlar ile ilişkisinin araştırılması ve bu proteinin KE tanısındaki rolünün değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarında yürütülen bu çalışmaya, karaciğer KE ön tanısı alan ve serolojik olarak (indirekt hemaglütinasyon ve EUSA ile) tanı konulan 58 hasta ile kontrol grubu olarak 32 sağlıklı kişi alınmıştır. Serum örneklerinde ECP düzeylerinin kantitatif ölçümü, floro-enzim immunoassay yöntemi (Uni-CAP ECP, Pharmacia-Upjohn) kullanılarak yapılmıştır. Ortalama ECP düzeyi hastalarda 31.6 ± 37 pg/L, kontrollerde ise 9.1 ±2.1 pg/L olarak tespit edilmiş ve ara¬daki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p= 0.001). Hasta ve kontrol grupları arasında ayrıca erit¬rosit sedimentasyon hızı (ESH) (p= 0.001), total IgE düzeyi (p= 0.001), eozinofil sayısı (p= 0.05) ve C-re- aktif protein (CRP) düzeyleri (p= 0.001) açısından da istatistiksel olarak anlamlı farklar saptanmıştır. Çalışmaya alınan hastaların 35 (%60)'inde ECP, 37 (%63)'sinde IgE, 29 (%50)'unda CRP ve 9 (%15.5)'unda eozinofil düzeylerinin yüksek olduğu izlenmiştir. ECP düzeyi yüksek ve normal olan hastalar arasında yaş, cinsiyet, ESH, IgE ve CRP düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmazken, eozinofil yüzdeleri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ayrıca, KE'li hastaların ECP düzeyleri ile eozinofil yüzdeleri, IgE ve CRP seviyeleri arasında korelasyon saptanırken (p= 0.01), ESH ile aralarında korelasyon tespit edilmemiştir. Çalışmamızda, ALT ve AST düzeyleri artmış olan hasta sayısı, ECP düzeyi yüksek olan grupta daha fazla olmasına rağmen, karaciğer enzim düzeyleri ile ECP düzeyleri arasında anlamlı bir korelasyon saptanmamıştır (p> 0.05). KE'li hastalarda en sık görülen klinik semptomlar; karın ağrısı (%41), diğer gastrointestinal sistem (GİS) bulguları (%38), nefes darlığı (%12) ve ateş (%10) olarak gözlenmiştir. ECP düzeyi yüksek ve normal olan hastalar arasında semptomlar açısından anlamlı bir fark belirlenmemiş; ancak nefes darlığı dışındaki semptomları olan hastalarda serum ECP düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır (p< 0.05). Sonuç olarak ECP düzeylerinin, KE seyri sırasında gözlenen semptom ve bulgular ile ilişkili olabileceği ve KE'li hastaların değerlendirilmesinde diğer laboratuvar bulgularına yardımcı tanı kriteri olarak kullanılabileceği düşünülmüştür.

Abstract

Among proteins secreted from activated eosinophil granulocytes, eosinophil cationic protein (ECP) is the most useful tool for the follow-up of inflammatory diseases. Since ECP level reflects the eosinophil activation, it gives valuable information about disease activity. In this study, we aimed to investigate the possible relation between ECP levels and symptoms and laboratory findings of cystic echinococcosis (CE) and to evaluate the role of this protein in the diagnosis of CE. The study which was conducted at Clinical Microbiology Laboratory of Süleyman Demirel University Medical Faculty, İsparta, Turkey, included 58 patients with a pre-diagnosis of CE and 32 healthy individuals as control group. The diagnosis of CE was established serologically by modified enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) and indirect hemagglutination (IHA) test. The quantitative determination of ECP levels was done by fluoro-enzyme im¬munoassay (FEIA; Uni-CAP ECP, Pharmacia-Upjohn). The mean ECP level was 31.6 ± 37 pg/ml in the patient group and 9.1 ± 2.1 (jg/ml in the control group, the difference being statistically significant (p= 0.001). Significant differences were also detected for erythrocyte sedimentation rate (ESR) (p= 0.001), total IgE level (p= 0.001), eosinophile count (p= 0.05) and CRP (p= 0.001) between the patient and the control groups. ECP was detected to be high in 35 (60%), IgE in 37 (63%), CRP in 29 (50%) and eosinophile count in 9 (15.5%) patients. While age, gender, ESR, IgE and CRP levels of patients with high ECP levels were not significantly different from levels of patients with normal ECP levels, significantly different eosinophil counts were detected among patients with high ECP values when compared to patients with normal ECP values. Furthermore, a correlation was detected between ECP levels and eosinophil rate, IgE and CRP levels of patients with CE (p= 0.01), while there was no correlation between ECP and ESR levels. Although high ECP level patients exhibited higher ALT and AST levels, no correlation was determined between liver enzyme levels and ECP levels (p> 0.05). The most common symtoms among CE patients were abdominal pain (41%), other gastrointestinal complaints (38%), shortness of breath (12%) and fever (10%). No statistically significant difference in terms of symptoms was detected between patients with high ECP levels and normal ECP levels. However, statistically significant difference was detected between ECP levels of patients with symptoms (except shortness of breath) and patients without symptoms (p< 0.05). In conclusion, ECP seems to be associated with the symptoms and signs of CE and it can be used as a valuable marker besides the other laboratory tests for the evaluation of patients with CE.

Anahtar kelimeler: Lökosit sayımı,İmmunoenzim teknikleri,İmmünoglobulin E,Hemaglütinasyon testleri,Eozinofiller,Enzim bağlı immünosorbent tayini,Ekinokokkoz,C-reaktif protein,Kan sedimentasyonu,Eozinofil katyonik protein,Olgu-kontrol çalışmaları