Dergiler / Mikrobiyoloji Bülteni / 2008 / Cilt: 42 - Sayı: 1

Nozokomiyal bakteriyemili hastalarda risk faktörleri, etiyoloji ve izole edilen etkenlerin antibiyotik duyarlılıklarının prospektif olarak değerlendirilmesi

Prospective evaluation of the risk factors, etiology and the antimicrobial susceptibilities of the ısolates in nosocomial bacteremic patients

Sayfa
17–27
DOI
—

Özet

Bu çalışmada, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yatarak tedavi gören erişkin (>18 yaş) hastalarda bakteriyemi sıklığı, risk faktörleri, etkenler ve bu etkenlerin antibiyotik duyarlılıklarının araştırılması amaçlanmıştır. Bir yıllık süre içinde 2602 hastadan, yatışı takiben en erken 48 saat sonra alınan kan kültürü örnekleri, BACTEC 9120 ve BACTEC 9050 (Becton-Dickinson, ABD) aerop kan kültür sistemlerinde değerlendirilmiş, üreyen bakterilerin tiplendirilmesi ve antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesi VITEK 1 (bioMerieux, Fransa) cihazı ile gerçekleştirilmiştir. Toplam 385 hastanın kültüründe (%14.7) bakteri üremesi saptanmış; kontaminasyon oranı %9.1 (238/2602), gerçek bakteriyemi oranı ise %5.6 (147/2602) olarak belirlenmiştir. Bakteriyemi saptanan 147 hastanın (86 kadın, 61 erkek) %45'i dahili, %28'i cerrahi ve %27'si yoğun bakım ünitelerinde yatan hastalardır. Kan kültürlerinde üreme olmayan hastalardan rastgele seçilen 148'i (81 kadın, 67 erkek) kontrol grubu olarak alınmıştır. Nozokomiyal bakteriyemi etkeni kabul edilen üremelerin %68.7'sinde (101/147) gram- pozitif, %26.5'inde (39/147) ise gram-negatif bakteriler saptanırken, %4.7'sinin (7/147) Candida spp. olduğu izlenmiştir. Gram-pozitif bakteriler içinde stafilokoklar (84/101; %83.1), gram-negatif bakteriler içinde de E.coli (14/39; %35.8) ilk sırayı almıştır. Kontaminasyon olarak değerlendirilen kültürlerin %79'unu koagülaz negatif stafilokoklar (KNS) oluşturmuştur. S.aureus izolatlarının %61.6'sında, KNS'ların ise %68.1'inde metisilin direnci saptanmıştır. ESBL pozitiflik oranı E.coli için %64, Pseudomonas spp. için %62, Klebsiella spp. için %47, Acinetobacter spp. için %24 olarak bulunmuş; bu suşlarda seftazidim ve diğer p-laktam/p-laktamaz kombinasyonlarına karşı direnç %39-67 arasında değişen oranlarda belirlenmiştir. Gram negatif basillerde en düşük direnç, %3-26 ile karbapenemlere karşı saptanmıştır. Hasta ve kontrol gruplarının karşılaştırması sonucu bakteriyemi için risk faktörleri değerlendirildiğinde; mekanik ventilasyon uygulaması ve tüm katater girişimlerinin (intravenöz kateter hariç) en önemli risk faktörleri olduğu bulunmuştur (her birisi için p<0.05). Hastalarda en sık rastlanan enfeksiyon odağının akciğer (%29.9) olduğu, bunu abdominal ve kateter (her ikisi de %23.8) kaynaklı bakteriyemilerin izlediği belirlenmiştir. Sonuç olarak çalışmamızda nozokomiyal bakteriyemi etkenlerinde saptanan yüksek antibiyotik direnç oranları, hastanem izdeki yoğun antibiyotik kullanımının kontrol altına alınması gerektiğini göstermiş; kontaminasyon oranının gerçek bakteriyemi oranından yüksek olması da, kan kültürü alma uygulamaları ile ilgili daha ciddi hizmet içi eğitimlerinin yapılması gerektiğini düşündürmüştür.

Abstract

This study was aimed to assess the frequency, risk factors and etiology of bacteremia and antimicrobial susceptibilities of strains isolated from adult bacteremic patients hospitalized in Kocaeli University Hospital, Turkey during a 12- month period. Blood specimens obtained from a total of 2602 patients after at least 48 hours of hospitalization, were cultured in aerobic BACTEC 9120 and BACTEC 9050 (Becton-Dickinson, USA) automatized systems, and the identification and antibiotic susceptibilities of bacteria were performed by VITEK1 (bioMerieux, France) system. Blood cultures of a total of 385 (14.7%) patients yielded bacterial growth; the contamination rate being 9.1% (238/2602) and nosocomial bacteria rate being 5.6% (147/2602). The distribution of the 147 (81 female, 67 male) bacteremic patients were as follows: 45% internal ward, 28% surgical ward and 27% intensive care unit. A total of 148 patients (81 female, 67 male) with no growth in their blood cultures were randomly chosen as the control group. The pathogens isolated from nosocomial bacteremias revealed 101 gram-positive bacteria (68.7%), 39 gram- negative bacilli (26.5%) and seven Candida species (4.7%). The most frequent gram-positive bacteria were staphylococci 84/101; 83.1%) and gram-negative bacteria were E.coli (14/39; 35.8%). Coagulase negative staphylococci (CNS) were isolated from 79% of the cultures evaluated as contaminants. Methicillin resistance was determined in 61.6% of S.aureus and 68.1% of CNS. Extended spectrum beta-lactam ases were detected in 64% of E.coli, 62% of Pseudomonas spp., 47% of Klebsiella spp. and 24% of Acinetobacter spp. and resistance rates to ceftazidime and beta-lactam/beta-lactamase inhibitor combinations in these strains were 39-67%. The most effective drug group was found to be carbapenems with 3- 26% resistance rates. The evalution of risk factors between patient and control groups revealed that mechanical ventilation (p<0.05) and interventional catheters (except for intravenous catheters) (p<0.05) were the most frequent sources of bacteremias. The most frequent focus of infection were the lungs (29.9%), followed by abdominal and catheter originated infections (23.8% each). The high rate of antibiotic resistance determined in the nosocomial bacterial isolates in our hospital indicated that antibiotic use policies in our setting should be taken under control. The high rate of contamination in blood cultures emphasize that more attention should paid for continous education about collection of blood culture specimens.