Dergiler / Mikrobiyoloji Bülteni / 2009 / Cilt: 43 - Sayı: 2
Tennessee (ABD)' den Türkiye'ye histoplazmozun öyküsü
- Sayfa
- 339–351
- DOI
- —
Özet
Histoplazmoz, dimorfik bir fungal etken olan Histoplasma capsulatum sporlarının inhalasyonuyla ortaya çıkan bir mikotik hastalıktır. Mantarın maya formunun yol açtığı histoplazmoz, akut, subakut veya kronik, lokalize veya sistemik seyirli, sporadik, granülomatöz bir hastalık olup tüberküloza oldukça benzerlik göstermektedir. Histoplazmoz başlangıçta nadir bir tropikal hastalık olarak bilinmesine karşın, başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere tüm Amerika kıtası ve Antarktika haricindeki tüm kıtalarda yer alan 60'tan fazla ülkeden rapor edilmiştir. Bu yazıda, H.capsulatum'un keşfedilmesinde ve histoplazmozun tanımlanmasında çok önemli katkıları olan ABD'deki özellikle Tennessee eyaleti sınırları içerisinde yer alan Vanderbilt Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi (VUMC)'ndeki araştırmacıların öyküsü özetlenmektedir. Histoplazmozun antemortem tanısı, ilk kez adı geçen hastanede 1932 yılında bir bebeğin periferik kan monositlerinde mikroorganizmayı göstermek suretiyle Dr. Edna Tomkins ve Dr. Katherine Dodd tarafından konulmuştur. H.capsulatum'u ilk kez kültürde üretme başarısı ise yine aynı hastanede görev yapan Dr. William A. DeMonbreun'a aittir. VUMC, daha sonra da günümüze gelinceye kadar histoplazmozun anlaşılması için gösterilen çabaların içerisinde çoğu kez yer alan bir merkez konumunda olmuştur. Ekrem Kadri Unat, Türkiye'de histoplazmoz varlığıyla ilişkili ilk sistemik çalışmaları başlatan araştırmacıdır. İlk insan histoplazmoz olgusu Dr. Tevfik Sağlam tarafından 1945 yılında, ilk kedi histoplazmoz olgusu ise veteriner hekim Reşat S. Akün tarafından 1949 yılında rapor edilmiştir. Akün'ün saptadığı olgu yalnızca Türkiye'nin değil aynı zamanda tüm dünyanın İlk kedi histoplazmoz olgusu olmuştur. Dr. Ayhan Yücel ve Kantarcıoğlu Türkiye'de ilk kez olmak üzere 1989 yılında çevresel örneklerden H.capsulatum'u izole etmeyi başarmışlardır. Tüm bu bulgular nedeniyle Türkiye'nin histoplazmoz açısından potansiyel endemik bir ülke olabileceğine inanılmaktadır. Bu derleme yazıda, ABD'den Türkiye'ye histoplazmozun tarihsel öyküsü sunulmaktadır.
Abstract
Histoplasmosis is a mycotic disease that is acquired by inhalation of spores of the dimorphic fungus Histoplasma capsulatum. It is an acute, subacute or chronic, localized or systemic, sporadic, granulomatous infectious disease caused by yeast form of the fungus, and can present just like pulmonary tuberculosis. Originally thought to be a rare tropical disease, histoplasmosis has been recorded from the whole America continent mainly the central zone of the United States, whole continents except Antarctica and more than. 60 countries. In this article the discovery and identification story of H.capsulatum and histoplasmosis in United States especially by the researchers in Vanderbilt University Hospital (VUMC) in Nashville-Tennessee, was reminded. The first antemortem diagnosis of histoplasmosis was made at VUMC in 1932 by MDs Edna Tomkins and Katherine Dodd, who found the organism in peripheral blood monocytes of an infant. The man who succeeded in growing and defining the H.capsulatum for the first time in the world is Dr William A. DeMonbreun. VUMC has been closely associated with progress in the understanding of the disease ever since. Ekrem Kadri Unat was the researcher who initiated the pivotal systemic mycological studies for histoplasmosis in Turkey. First human histoplasmosis case was reported by Tevfik Sağlam, MD in 1945 and first feline case was reported by DVM Reşat S. Akün in 1949. This feline case was the first histoplasmosis case defined in a cat not only in Turkey but also in the world. Ayhan Yücel MD and Kantarcıoğlu isolated H. capsulatum from environmental samples in 1989 for the first time in Turkey. Owing to these data, it is believed that Turkey is a possible endemic region for this fungal disease. Therefore it is aimed to make a concise review of histoplasmosis in USA, Europe and Turkey in this article.