Dergiler / Mikrobiyoloji Bülteni / 2010 / Cilt: 44 - Sayı: 3
Solunumsal yoğun bakım ünitesinde yatan hastalarda gelişen metisiline dirençli Staphylococcus Aureus Pnömonisinde teikoplanin ve linezolid tedavilerinin karşılaştırılması
- Sayfa
- 357–366
- DOI
- —
Özet
Metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA), yoğun bakım ünitesi (YBÜ)’nde yatan hastalarda ciddi enfeksiyonlara neden olan, yüksek riskli, potansiyel çoklu ilaç dirençli mikroorganizmalardan biridir. MRSA enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan standart antibiyotikler glikopeptitler olmakla birlikte, linezolid özellikle hastanede gelişen pnömoni tedavisinde alternatif olarak görülmektedir. Bu retrospektif çalışmada, YBÜ’de yatan ve solunum yolu örneklerinden MRSA izole edilen olgularda kullanılan teikoplanin ve linezolid tedavisi sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Kliniğimiz solunumsal YBÜ’de, MRSA’ya bağlı hastane kaynaklı pnömoni (HKP) tanısı konulan 41 ardışık olgu (28’i erkek; yaş ortalaması 66.0 ± 16.0 yıl) çalışmaya dahil edilmiştir. Yirmi iki olguda teikoplanin, 19 olguda linezolid tedavisi kullanılmıştır. Linezolid grubunda, yaş ve “Acute Physiology Assessment and Chronic Health Evaluation (APACHE)” II ortalamaları daha yüksek (sırasıyla, 68.9 ± 12.5’e karşılık 63.5 ± 18.5 ve 25.7 ± 6.4’e karşılık 23.2 ± 4.9), PaO2/FiO2 oranı daha düşük (176.4 ± 58.2’ye karşılık 191.6 ± 91.3) bulunmuş olmakla birlikte, gruplar arasındaki farklar istatistiksel olarak anlamlı düzeye ulaşmamıştır. Yatış nedenleri, eşlik eden hastalıklar, diğer başvuru bulguları ve MRSA’ya bağlı HKP gelişmesi için risk faktörleri açısından, iki tedavi grubu arasında fark saptanmamıştır. Teikoplanin grubundaki olguların %86.4’üne, linezolid grubundakilerin %84.2’sine invazif mekanik ventilasyon uygulanmıştır (p> 0.05). Bakteriyemi gelişme oranları, teikoplanin ve linezolid gruplarında sırasıyla %22.7 ve %31.6 olarak bulunmuştur (p> 0.05). Linezolid kullanılan olguların tümünde (%100) bakteriyolojik eradikasyon sağlanırken, teikoplanin alanlarda bu oran %72.7’dir (p= 0.048). Her iki grup arasında, YBÜ ve hastanede kalma süreleri açısından fark saptanmamıştır. Mortalite oranı ise, linezolid grubunda teikoplanin alanlardan daha düşük (%42.1’e karşılık %63.6) bulunmuş, ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p> 0.05). Sonuç olarak çalışmamızda, yoğun bakımda MRSA’ya bağlı olarak gelişen pnömoni tedavisinde kullanılan linezolid ile daha iyi mikrobiyolojik eradikasyon sağlanmış olmakla birlikte, klinik etkinlik ve sağkalım açısından teikoplanin ile benzer sonuçlar alınmıştır.
Abstract
Methicillin-resistant Staphylococcus aureus (MRSA) is one of the high-risk and potential multi-drug resistant microorganisms that leads to infection in intensive care unit (ICU). Although standard antibiotics used for its treatment are glycopeptides, linezolid is considered as an alternative treatment especially in hospital-acquired pneumonia (HAP). The aim of this retrospective study was to compare the results of linezolid and teicoplanin treatments in patients with MRSA isolated from their respiratory samples in ICU. In our respiratory ICU, 41 consecutive patients (28 males, mean age 66.0 ± 16.0 years) diagnosed as HAP due to MRSA were included in the study. Teicoplanin was used in 22 patients and linezolid treatment was given to 19 patients. In the linezolid group, mean age and Acute Physiology Assessment and Chronic Health Evaluation (APACHE) II score were found higher (68.9 ± 12.5 vs. 63.5 ± 18.5 and 25.7 ± 6.4 vs. 23.2 ± 4.9, respectively), and PaO2/FiO2 ratio was lower (176.4 ± 58.2 vs. 191.6 ± 91.3) however, the differences between the two groups were not statistically significant. There was no differen- ce between the two groups in terms of hospitalization indications, co-morbid diseases, other baseline findings and risk factors for development of HAP caused by MRSA. Invasive mechanical ventilation was applied to 86.4% of the patients in teicoplanin group and 84.2% in linezolid group (p> 0.05). The rates of bacteremia were found as 22.7% and 31.6% in teicoplanin and linezolid groups, respectively (p> 0.05). Bacteriological eradication was achieved in all patients given linezolid, whereas this rate was 72.7% in patients on teicoplanin therapy (p= 0.048). There was no difference with regards to durations of ICU and hospital stay between the two groups. The mortality rate was found lower in the linezolid group than the teicoplanin group (42.1% vs. 63.6%), however this difference was not found statistically important (p> 0.05). In conclusion; the present study demonstrated that better microbiological eradication was achieved by linezolid therapy in pneumonia caused by MRSA in ICU, however, the clinical efficacy and survival rates were similar to teicoplanin therapy.