Dergiler / Mikrobiyoloji Bülteni / 2010 / Cilt: 44 - Sayı: 3
Sağlıklı kan vericilerinde batı nil virusu seroprevalansının araştırılması
- Sayfa
- 425–430
- DOI
- —
Özet
Flaviviridae ailesinde yer alan Batı Nil virusu (BNV), zarflı, ikozahedral simetrili, tek sarmallı, pozitif polariteli bir RNA virusu olup, insana sivrisinek ısırığı ile bulaşmaktadır. BNV, konakta asemptomatik enfeksiyondan, orta düzeyde ateş veya ensefalite kadar değişebilen klinik tablolara neden olabilir. Dünyada çok sayıda sporadik olgu ve salgın bildirimi yapılmış olmasına rağmen, Türkiye’den yapılmış çalışma sayısı kısıtlıdır. Bu çalışmada, Ankara bölgesi sağlıklı kan donörlerinde BNV seroprevalansının araştırılması amaçlanmıştır. Toplam 2821 kan donöründen bilgilendirilmiş onam alınmasını takiben kan örnekleri toplanmış, demografik verileri kaydedilerek BNV’ye karşı oluşmuş IgG tipi antikorlar, ticari bir ELISA yöntemi kullanılarak (WNV IgG ELISA, Euroimmun, Almanya) araştırılmıştır. İncelenen örneklerin 28 (%0.9)’inde BNV IgG pozitif, 41(%1.4)’inde ise sınırda pozitif reaksiyon izlenmiş; böylece toplam 69 (%2.4) donörde BNV ile karşılaşma olduğunu düşündüren bulgular elde edilmiştir. IgG pozitif ve sınırda pozitif örnekler (n= 69) ile rastgele seçilen 60 adet IgG negatif örnek, viral RNA varlığı açısından ticari bir ters transkripsiyon, gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (reverse transcription, real-time PCR) (LightMix® Kit West Nile Virus, TIBMolbiol, Almanya) yöntemi ile değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, incelenen 129 örnekte BNV RNA’sı saptanamamıştır. Bu çalışmanın sonuçları, ülkemizde BNV enfeksiyonu varlığına işaret eden diğer çalışmaları destekler niteliktedir. BNV enfeksiyonlarının ülkemizdeki kan bankacılığı açısından muhtemel risklerinin değerlendirilmesi için ise daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.
Abstract
West Nile virus (WNV) which is a flavivirus transmitted by mosquitos, may lead to asymptomatic infection, mild febrile illness or encephalitis. Many sporadic cases and major outbreaks of West Nile fever have been reported worldwide, however, WNV infections have not been well documented in Turkey. The aim of the present study was to determine the prevalence of past WNV infections in a population of blood donors. Blood samples were collected from donors with their informed consent. Samples were processed and tested for WNV IgG by enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) (Euroimmun, Germany) according to the manufacturer’s guidelines. Demographic data of the donors were recorded. A total of 2821 serum samples were tested. Among them, 28 samples were found to be WNV IgG positive (0.9%) and 41 of them were indeterminate (1.4%). Thus a total of 69 objects were considered to have enco- untered WNV (2.4%). All of the IgG positive samples (n= 69) and randomlselected negative samples (n= 60) were re-analysed for the presence of viral RNA by a commercial real-time reverse transcriptase PCR (LightMix® Kit West Nile Virus, TIBMolbiol, Germany). West Nile virus RNA was not found in any of the samples. In conclusion, our data have supported the results of other studies indicating the presence of WNV infection in Turkey. Further larger scale studies are necessary to evaluate the possible risks of WNV infections in our country in terms of blood banking.