Dergiler / Mikrobiyoloji Bülteni / 2011 / Cilt: 45 - Sayı: 1
Çok ilaca dirençli tüberkülozdan sonra yaygın ilaca dirençli ve tüm ilaçlara dirençli tüberküloz formları: Eski hastalığın yeni yüzleri
- Sayfa
- 181–195
- DOI
- —
Özet
İlaca dirençli tüberküloz, her geçen gün büyüyen küresel bir sorundur. Özellikle 1990’lı yıllarda çok ilaca dirençli tüberküloz olgularının ortaya çıkışı, önemli bir sağlık problemi olarak kabul edilmiş ve tüm dünyada tüberküloz kontrolünü tehdit etmiştir. Günümüzde mevcut en güçlü iki antitüberküloz ilaç olan izoniazid ve rifampisine karşı çok ilaca dirençli tüberküloz olgularında izlenen direnç, klinik açıdan oldukça önemlidir. Çok ilaca dirençli tüberküloz tedavisi, maliyeti ve yan etki potansiyeli yüksek ikinci basamak antitüberküloz ilaçların uzun süre gözetim altında kullanımını ve hastaların uzun süre hastanede yatmalarını gerektirmektedir. Klinik/radyolojik ve bakteriyolojik izlem ve gerektiğinde cerrahi tedavi, çok ilaca dirençli tüberküloz hastalarının başarılı tedavisinde temel faktörlerdendir. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin KwaZulu-Natal bölgesinde 2005 yılında görülen yaygın ilaca dirençli tüberküloz salgını, tüm dünyada büyük endişe yaratmış; bu salgın, çok ilaca dirençli tüberküloz olgularına karşı alınacak önlemlerin önemini ve aciliyetini ortaya koymuştur. Yaygın ilaca dirençli tüberküloz, birinci- basamak antitüberküloz ilaçlardan en azından izoniazid ve rifampisine saptanan dirence (çok ilaca dirençli tüberküloz tanımı) ek olarak tüberküloz tedavisinde kullanılan herhangi bir florokinolona ve en azından enjeksiyonla verilen ikinci basamak antitüberküloz ilaçlardan (kanamisin, kapreomisin ve amikasin) birine direnç gelişmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Hekimlerin çok ilaca dirençli tüberküloz hastalarını hatalı tedavi etmeleri, düşük kalitede antitüberküloz ilaçların kullanılması, yönetimde tecrübe eksiklikleri, antitüberküloz ilaç duyarlılık testlerini yapacak güvenilir laboratuvarların bulunmaması ve hastaların tedavi uyumlarında yaşanan sorunlar, yaygın ilaca direçli tüberküloz gelişiminde etkili faktörlerdendir. Yaygın ilaca dirençli tüberkülozun ortaya çıkışı ile Dünya Sağlık Örgütü, tüberküloz kont rolünün ve mikobakteriyoloji laboratuvarlarının güçlendirilmesine, çok ilaca dirençli tüberküloz hastalarının tedavilerine özen gösterilmesine, yeterli antitüberküloz ilaç teminine, tüberküloz bulaşmasının önlenmesine, yeni antitüberküloz ilaç ve tanı araçlarının geliştirilmesine oldukça önem vermiştir. En son olarak dünyada henüz birkaç olguda saptanan, tüm birinci ve ikinci-basamak anti tüberküloz ilaçlara dirençli yeni bir tüberküloz formu, tüm ilaçlara dirençli tüberküloz şeklinde tanımlanmıştır. Bu form, tüberkülozun direnç sorununda en son noktadır. Buna göre sürekli direnç gelişimi sonucu oluşan tüberküloz dönemleri; ilaca duyarlı tüberküloz, tek ilaca dirençli tüberküloz, birden çok ilaca dirençli tüberküloz, çok ilaca dirençli tüberküloz, yaygın ilaca dirençli tüberküloz ve tüm ilaçlara dirençli tüberküloz şeklinde sıralanabilir. Bu derlemede, özellikle 2005 yılından sonra tüberküloz gündemine oturan yaygın ilaca dirençli tüberküloz başta olmak üzere, ilaca dirençli tüberküloz formları hakkında güncel bilgiler sunulmuştur.
Abstract
Drug resistance in tuberculosis is a growing global problem. The emergence of multi-drug resistant tuberculosis cases, particularly in the 1990s, has become an important health problem and threatens tuberculosis control worldwide. Resistance to isoniazid and rifampicin, two of the most potent anti-tuberculosis drugs currently available, in multi-drug resistant tuberculosis cases is clinically quite important. The treatment of multi-drug resistant tuberculosis requires prolonged use of costly second-line drugs with significant toxic potentials under supervision and long-term hospitalization of patients. The appropriate management of tuberculosis, clinical/radiological and bacteriological follow-up, and surgery when needed are essential factors in the successful treatment of multi-drug resistant tuberculosis patients. An extensively drug resistant tuberculosis outbreak seen in KwaZulu-Natal region of the Republic of South Africa in 2005 led to certain doubts worldwide; this outbreak, introduced the importance and emergence of the counter measures against multi-drug resistant tuberculosis cases. Extensively drug resistant tuberculosis is defined as resistance to at least isoniazid and rifampicin from the first-line anti-tuberculosis drugs (the definition of multi-drug resistant tuberculosis) in addition to resistance to any fluoroquinolone, and to at least one of the three injectable second-line anti-tuberculosis drugs (kanamycin, capreomycin and amikacin) used in tuberculosis treatment. Mistreatment of multi-drug resistant tuberculosis cases by physicians, the use of anti-tuberculosis drugs with low quality, poor experience in management, lack of laboratories to perform second-line anti-tuberculosis drug susceptibility testing and problems in adherence of patients to treatment are factors associated to the development of extensively drug resistant tuberculosis. With the emergence of extensively drug resistant tuberculosis, World Health Organization gives importance to the mycobacteriology laboratory improvement, better multi-drug resistant tuberculosis case management, adequate drug supply, prevention of tuberculosis transmission and development of new drugs and diagnostics. Recently, a new form of tuberculosis, resistant to all first-and second-line anti-tuberculosis drugs seen in just a few number of cases, has been defined as extremely drug resistant tuberculosis and this is the end point in resistance problem in tuberculosis. In the view of this situation the stages of tuberculosis in terms of developing resistance are as follows: drugsensitive tuberculosis, mono-drug resistant tuberculosis, poly-drug resistant tuberculosis, multi-drug resistant tuberculosis, extensively drug resistant tuberculosis, and extensively drug resistant tuberculosis. In this review, the recent information about drug resistant tuberculosis forms, particularly extremely drug resistant tuberculosis that has been popular since 2005, has been discussed.