Dergiler / Mikrobiyoloji Bülteni / 2012 / Cilt: 46 - Sayı: 1
Genç askerlerde tüberküloz insidansı ve primer ilaç direnci oranları: ülkemizdeki 14 asker hastanesinin verileri
- Sayfa
- 26–32
- DOI
- —
Özet
Tüberküloz, dünya genelinde ve ülkemizde önemli bir sağlık sorunudur ve kontrol çalışmaları devam etmektedir. Hastalığın kontrol altına alınma çalışmalarında epidemiyolojik verilerin de kullanılması gereklidir. Tüberküloz insidansı ve ilaç direnç oranları, tüberküloz kontrolünün etkin olarak yürütülmesi için izlenmesi gerekli iki parametredir. Bu amaçla çalışmamızda, Türk Silahlı Kuvvetlerinde zorunlu askerlik hizmeti yapan gençler arasında tüberküloz insidansı ve primer ilaç direnç oranları araştırılmıştır. Çalışma ülke çapında asker hastalara hizmet veren ve tüberküloz tanı ve tedavisi yapabilen toplam 14 asker hastanesinde yürütülmüştür. Asker hastanelerinin bilgisayarlı tıbbi kayıtları esas alınarak 01 Ocak 2009-31 Aralık 2009 tarihleri arasında, tüberküloz tanısı konulan er ve erbaşlar retrospektif olarak değerlendirilmiştir. İlaç duyarlılık testi sonuçları, Ankara ve İstanbul’da bulunan iki büyük asker hastanesinde tedavi öncesi izole edilen Mycobacterium tuberculosis kompleks suşlarından elde edilmiştir. Çalışmamızda, 2009 yılında 259 yeni tüberküloz olgusu tespit edilmiş olup, tümü erkek olan olguların yaş ortalaması 22.51 ± 4.63 yıl olarak belirlenmiştir. Hastaların 175 (%67.5)’inde akciğer tutulumu, 72 (%27.8)’sinde akciğer dışı organ tutulumu (plörezi, lenfadenit, diğer) ve 12 (%4.6)’sinde hem akciğer hem de akciğer dışı tutulum gözlenmiştir. Akciğer tüberkülozlu toplam 187 (%72.2) olgunun %64.7 (121/187)’sinde yayma pozitifliği saptanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri yıl ortası asker sayısı yaklaşık 537.200 kişi olup; buna göre toplam tüberküloz insidansı 48.2/100.000, akciğer tüberkülozu insidansı 34.8/100.000 ve yayma pozitif akciğer tüberkülozu insidansı 22.5/100.000 olarak hesaplanmıştır. İlaç duyarlılık testi uygulanan 104 olguya ait M.tuberculosis kompleks izolatının 17 (%16.3)’sinde en az bir ilaca karşı primer direnç bulunmuş; direnç oranları izoniazid için %12.5 (n= 13), rifampisin için %7.7 (n= 8), etambutol için %5.8 (n= 6) ve streptomisin için %0.9 (n= 1) olarak saptanmıştır. Altı (%5.8) hastada çok ilaca dirençli tüberküloz (izoniazid + rifampisin direnci) tespit edilmiştir. Sonuç olarak çalışmamızda, genç askerlerde tüberküloz insidansının, orta düzeyde olmakla birlikte, önceki yıllara göre belirgin bir düşme gösterdiği; buna karşın antitüberküloz ilaçlara karşı primer ve çoklu direnç oranlarının yüksek olduğu izlenmiştir. Tüberküloz ve çok ilaca dirençli tüberküloz insidansının azaltılması amacıyla, her hastaya ilaç duyarlılık testi yapılması ve ulusal tüberküloz kontrol programının etkin bir şekilde yürütülmesi gerekli görülmektedir.
Abstract
Tuberculosis is an important health care problem worldwide as well as in Turkey and the control programmes are still in progress. Epidemiological data are necessary to conduct control studies related to the disease. Tuberculosis incidence and drug resistance rates are two necessary parameters which should be monitored for the effective establishment of tuberculosis control. In this objective, tuberculosis incidence and drug resistance rates were studied in young subjects performing their compulsory military service in Turkish Armed Forces. The study was performed in 14 military hospitals which served for the country-wide soldier patients. Based on the computerized medical database of these military hospitals, conscripts diagnosed with tuberculosis between January 01, 2009 and December 31, 2009 were retrospectively evaluated. Drug sensitivity tests of the Mycobacterium tuberculosis complex isolates were done prior to the treatment in the two military medical training hospitals of the two big cities of Turkey (Ankara and Istanbul). There were a total of 259 new tuberculosis cases in 2009 and they were all male with a mean age of 22.51 ± 4.63 years. The number of patients with pulmonary, extrapulmonary (pleuresia, lymphadenitis, others) and both pulmonary and extrapulmonary involvements were 175 (67.5%), 72 (27.8%) and 12 (4.6%), respectively. The total rate of pulmonary tuberculosis cases was 72.2% (187/259) and 64.7% (121/187) of them were smear positive. Since the number of soldiers in Turkish army in the midyear was 537.200; total tuberculosis, pulmonary tuberculosis and smear-positive pulmonary tuberculosis incidences were estimated as 48.2/100.000, 34.8/100.000 and 22.5/100.000, respectively. Drug sensitivity tests was performed for the M.tuberculosis complex strains isolated from 104 cases. Primary resistance rate to at least one drug was detected as 16.3% (n= 17), while the rates of resistance for isoniazid, rifampicin, ethambutol and streptomycin were 12.5% (n= 13), 7.7% (n= 8), 5.8% (n= 6) and 0.9% (n= 1), respectively. Multidrug resistant tuberculosis (isoniazid + rifampicin resistance) was detected in 6 (5.8%) patients. Our data indicated that although tuberculosis incidence among young soldiers was moderately high, a decreasing trend was observed when compared to the previous years. However, the rates of primary anti-tuberculosis drug resistance and multi-drug resistance were found to be high in our study. To decrease the incidence of tuberculosis and multidrug resistant tuberculosis, drug sensitivity tests should be performed for each patient and national tuberculosis programme should be established effectively.