Dergiler / Mikrobiyoloji Bülteni / 2014 / Cilt: 48 - Sayı: 2
2012-2013 Kızamık salgını sürecinde Ankara’da saptanan 44 çocuk olgunun değerlendirilmesi ve iki olgudan elde edilen virusların moleküler analizi
- Sayfa
- 259–270
- DOI
- —
Özet
Türkiye’de, “Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölgesi’nin Kızamık Eliminasyon Hedefi”ne paralel olarak 2015 yılı sonuna kadar kızamık ve kızamıkçık eliminasyonu hedef olarak belirlenmiş olup, 2002 yılından bu yana “Kızamık Eliminasyonu Programı” yürütülmektedir. Kızamık aşısının rutin aşılama programlarına girmesi ve aşılanan çocuk sayısının artmasıyla salgın insidansları düşmüştür. Ancak son birkaç yıldır Avrupa’da ve komşu ülkelerdeki olgular nedeniyle kızamık ülkemizde tekrar görülmeye başlamıştır. Bu çalışmada, Aralık 2012-Nisan 2013 tarihleri arasında Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesine kızamık ön tanısı ile başvuran hastalar taranmış; klinik tanımlamaya uyan (> 38°C ateş ve makülopapüler döküntü ve öksürük veya burun akıntısı veya konjunktivit) 78 hasta değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda serum kızamık IgM antikorları pozitif 44 çocuk olgu (19 kız, 25 erkek; yaş aralığı: 4-191 ay, yaş ortalaması: 58.6 ± 59.5 ay) çalışmaya alınıp, bu olguların epidemiyolojik ve klinik özellikleri değerlendirilmiştir. Bu hastalarda ateş ve döküntüye ek olarak; 36 (%82) hastada öksürük, 24 (%55) hastada burun akıntısı, 18 (%41) hastada konjunktivit mevcuttur. Aylara göre hasta dağılımı; aralık ayında 35 (%80), ocak ayında 6 (%14), şubat ayında 2 (%4) ve mart ayında 1 (%2) hasta olarak tespit edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastaların hepsi aşısız veya rutin aşılama takvimine göre aşılama yaşının altındadır. İndeks olgunun, Suriyeli komşuları ile temas öyküsü olan, kızamık aşısı yapılmamış üç yaşındaki bir kız çocuğu olduğu belirlenmiştir. Hastaların baş- vurduğu dönem boyunca, iki doktor (dokuzuncu ayda tek doz aşılanma öyküsü olan 1986 doğumlu) ve muayene için başvuran üç aşısız çocukta teması takiben kızamık ortaya çıkmıştır. Sekiz (%18) hasta komplikasyonlar nedeniyle hastaneye yatırılmış; hastaların yatış nedenleri 4 (%50) hastada pnömoni, 4 (%50) hastada oral alamama ve dehidratasyon olarak belirlenmiştir. Hastaların ortalama yatış süresi 4 ± 1.7 (2-6) gün olup, tüm hastalar şifa ile taburcu edilmiştir. Moleküler tiplendirme için; kızamık IgM pozitifliği saptanan 44 olgudan ikisine ait idrar örneklerinden viral RNA’lar izole edilmiş ve nükleoprotein (N) genlerinin 450 nükleotid uzunluğundaki C-terminal uç kısımlarının dizi analizi yapılmıştır. Elde edilen dizilerin filogenetik analizi sonucunda, iki virusun da D8 genotipinde olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma ile, D8 genotipindeki kızamık virusları ülkemizde ilk kez saptanmıştır. Kızamık salgınında, indeks olguyu takiben sağlık personelinin şüpheli, olası ve kesin olgu tanımlarından haberdar olması ve olgulara uygun triyaj yapması, gerekirse hızlı değerlendirme (fast-track) uygulaması, rutin bildirimlerin tam, zamanında, doğru olarak yapılması ve aşısız sağlık çalışanlarının ve hasta ile temas edenlerin aşılanması esas olmalıdır. Türkiye’nin 2015 yılını hedef alan DSÖ Avrupa bölgesi kızamık eliminasyon hedefine ulaşması için, bulaş riski altındaki popülasyonun belirlenip aşılanması ve salgınları önleyecek yeterli toplum bağışıklığına ulaşılması gerekmektedir.
Abstract
Elimination of measles and rubella until the end of 2015 in parallel with the “World Health Organization (WHO) Europe Region’s Measles Elimination” work-up has been targetted and “Measles Elimination Program’’ has been carried out since 2002 in Turkey. Due to the routine vaccination pro- grammes the number of the vaccinated children have increased and epidemic incidences have been falling. However, imported measles cases from Europe and other neighboring countries have been observed in Turkey in the recent two years. Patients who applied to Dr. Sami Ulus Maternity and Children’s Training and Research Hospital with a pre-diagnosis of measles between December 2012 and April 2013 were screened in this study. Seventy-eight patients who match the clinical definition of the disease (> 38°C fever and maculopapular rash and cough or nasal discharge or conjunctivitis) were evaluated. Forty-four children (25 male, 19 female; age range: 4-191 months, mean age: 58.6 ± 59.5 months) with a positive measles IgM test result were taken into consideration and the epidemiological and clinical features of these children were evaluated. In addition to fever and rash, cough, nasal dis- charge and conjunctivitis were seen in 36 (82%), 24 (55%), and 18 (41%) patients, respectively. Thirty five (80%) patients were diagnosed in December, 6 (14%) in January, 2 (4%) in February, and 1 (2%) in March. All patients included in the study were unvaccinated or too young to be vaccinated according to the routine vaccination calendar. The index case was a three-year old unvaccinated girl who had a history of contact with the Syrian neighborhoods. During the study period; following contact with the index case, two doctors (born in 1986 with a history of single dose of vaccination at ninth month) and three children (without vaccination) were also diagnosed as measles. Eight (18%) patients were hospital- ized because of complications. Four (50%) of them had pneumonia and the other four (50%) had lack of oral feeding and dehydration. Average duration of hospitalization for patients was 4 ± 1.7 (range: 2-6) days and all patients were discharged with full recovery. For molecular typing, viral RNAs were isolated from urine samples of two of the measles IgM positive patients, subjected to sequence analy- sis of 450 nucleotides comprising the most variable C-terminal region of the nucleoprotein (N) gene. Phylogenetic analysis revealed that those two strains belonged to genotype D8. This study represented the involvement of measles virus genotype D8 in an outbreak in Turkey for the first time. During a mea- sles epidemic, following the index case; medical personnel should be informed about possible, probable, and definite case definitions and should apply for appropriate triage or fast-track (rapidly examination) if necessary, and routine announcements should be made precisely and accurately at proper times and unvaccinated medical personnel and any people in touch with the patient should be vaccinated. In order to reach the elimination goal declared by European WHO for 2015, susceptible populations should be identified and vaccinated in Turkey to obtain sufficient herd immunity for preventing outbreaks.