Dergiler / MN Kardiyoloji / 2020 / Cilt: 27 - Sayı: 1

Kalp Yetersizliği Hospitalizasyonunda Yeni Atriyal Fibrilasyon Gelişim Riski

Sayfa
35–39
DOI
—

Özet

Amaç: Kalp yetersizliği hastalarında atriyal fibrilasyon gelişimi prognozu olumsuz yönde etkilemektedir ve riski artıran faktörler normal popülasyondaki gibi net tanımlanmamıştır. Çalışmamızda, konjestif kalp yetersizliği nedeniyle hospitalize edilen sinüs ritmindeki hastalarda yatış parametrelerinin hastanede yeni gelişen atriyal fibrilasyon üzerine etkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Hastanemize konjestif kalp yetersizliği şikayetleri nedeniyle yatışı yapılan düşük ejeksiyon fraksiyonlu hastalar çalışmamız için değerlendirilmiştir. Atriyal fibrilasyon tanı veya geçmişi olan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Uygunluk kriterlerini sağlayan hastaların bazal klinik ve demografik özellikleri kaydedilmiş ve yatışları süresince yeni atriyal fibrilasyon geliştiren hastalar risk faktörleri açısından incelenmiştir. Bulgular: Çalışmamıza yaş ortalaması 71 olup % 41’i kadın olan 105 hasta alınmıştır. Ortalama 9±3 günlük hastane izlemleri sırasında 13 hastada yeni gelişimli atriyal fibrilasyon izlenmiştir (%12). Renin anjiyotensin sistem bloker kullanımı hastanede yeni atrial fibrilasyon gelişimi için koruyucu (p=0,006) iken yatışta yüksek beyin natriüretik peptid ve C-reaktif protein değerleri atriyal fibrilasyon gelişen grupta anlamlı olarak daha fazla idi (her ikisi için de p<0,001). Restriktif paternde diyastolik disfonksiyon yeni gelişen atriyal fibrilasyon grubunda anlamlı olarak daha fazla saptandı (p=0,04). Yeni gelişimli atriyal fibrilasyon için risk faktörleri regresyon analizi ile incelendiğinde, sadece yatıştaki C-reaktif protein yüksekliği yeni gelişimli atriyal fibrilasyon için bağımsız bir belirleyici olarak saptanmıştır (p=0,007, OR:1,033 CI [1,009-1,058]). Sonuç: Dekompanse kalp yetersizliği hastalarında hastanede yeni atriyal fibrilasyon gelişimi için risk faktörlerinin araştırıldığı çalışmamızda, yatıştaki yüksek C-reaktif protein düzeyleri atriyal fibrilasyon gelişimi için bağımsız bir öngördürücü olarak saptanmıştır.