Dergiler / Okmeydanı Tıp Dergisi / 2013 / Cilt: 29 - Sayı: 1
Tıkayıcı tip serebrovaskuler hastalıkların karotis intima-media kalınlığı ile ilişkisi
- Sayfa
- 37–43
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu çalışmada intima-media kalınlığı (IMK) ölçümünün tıkayıcı tip serebrovaskuler hastalıkla- rın (SVH) erken tanısındaki yerini araştırdık. Gereç ve yöntem: Çalışmamızda 50 yaş üzerindeki populasyonda İMK ile SVH arasındaki ilişkiyi araştır- dık. Yaş ortalaması 68.98±1.39 olan ve yaşamlarının bir döneminde SVHla karşı karşıya kalmış 54 hasta (akut, subakut ve kronik infarkt hastaları) ile kont- rol grubu olarak yaş ortalaması 66.26±1.93 olan 35 kişi değerlendirilmeye alındı. Tüm hastaların karotis arter B-mod ultrason ölçümleri ile İMK de- ğerlendirildi. Hastaların çekilen kranial bilgisayarlı tomografi (BBT) ve/veya manyetik rezonans görün- tüleme (MRG) sonuçlarına göre infarktın boyutu ve lokalizasyonu saptandı. Görüntüleme yöntem- lerine göre infarktlar laküner ve non-laküner (wa- tershed, kortikal ve geniş subkortikal) olmak üzere iki alt gruba ayrıldı. Bu alt gruplar ile intima-media kalınlığı arasındaki ilişki değerlendirildi. Bunun dı- şında inme için tanımlanan diğer risk faktörleri ile İMK arasındaki ilişki araştırıldı. Bulgular: Hasta grubunda ortalama İMK 1.1 mm kontrol grubunda ise ortalama İMK 0.94 mm idi. Hasta ve kontrol grupları karşılaştırıldığında İMK değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlendi (p 0.05). İnme risk faktörlerinden yaş ile İMK arasında an- lamlı ilişki bulundu. (p<0.05) Sonuç: Bu çalışma, tıkayıcı tip serebrovaskuler has- talıkların erken tanısında bilinen risk faktörlerine ek olarak İMK ölçümünün de önem taşıdığını gös- termiştir.
Abstract
Objective: In our study we examined the role of carotid intima-media thickness (IMT) in the early diagnosis of cerebrovascular events (CVE). Materials and Methods: We investigated the co- relation between the IMT and CVE in a patient group above 50 years of age. Fifty-four patients with a mean age of 68.98±1.39 who had a CVE (acute, subacute, chronic ischemic stroke) in any time of life and 35 control subjects with a mean age of 66.26±1.93 were enrolled in the study. All patients underwent B-mode ultrasonography measurements of the common carotid artery for IMT. All patients and control subjects were evalu- ated by cranial computed tomography (CT) and/ or magnetic resonance imaging (MRI). Dimensions and localisations of infarcts were determined by cranial computed tomography (CT) and magnetic resonance imaging (MRI). Depending on imaging modalities, enfarcts are divided into two subtypes as lacunar and non-lacunar (cortical, watershed, large subcortical). We examined the association of lacunar and nonlacunar infarcts with IMT. We have also investigated the association of IMT with other potential risk factors for stroke. Results: The mean values of IMTs was 1.11 mm in patient group and and 0.94 mm in control group, respectively. There was statistically significant dif- ference between IMT values of patient and control group (p<0.05). We did not find a significant asso- ciation between IMT of patients with lacunar and nonlacunar stroke (p>0.05). We found a significant positive association between IMT and age (p<0.05). Conclusion: The result of this study shows the use- fulness of noninvasive measurement of IMT as a diagnostic tool, in addition to risk factors, in the early diagnosis of ischemic stroke.