Dergiler / Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dergisi / 2010 / Cilt: 27 - Sayı: 1
Memorialization as the art of Memory: a method to analyse memorials
- Sayfa
- 267–280
- DOI
- —
Özet
Günümüz çoğulcu sanat ve mimarlık akımları içerisinde, bir olayı ya da bir kişiyi anıtlaştırmak ezici, hükmedici yapılar dikmekten, günlük ve geçici anma mekanları oluşturmaya kadar uzanan büyük bir çeşitlilik göstermektedir. Bu çeşitlilik, bellek ve onun anıtlaştırılması kavramlarının kültürel, coğrafi, felsefi yada dönemsel algılanış farkları ile de birleşince, gerek mimari dil gerek de anma yaklaşımı olarak birbirinden tümüyle farklılaşan anıt örneklerini aynı çerçeve içerisinde anlamaya çalışmak ve karşılaştırmak neredeyse olanaksız hale gelmektedir. Bu çalışma ise dayandığı klasik ezberleme tekniği olan ‘Bellek Sanatı’nı (Ars Memoriae) temel alarak tüm bu farklı anıtlaştırma biçimlerini araştırmamızı ve karşılaştırarak anlamamızı sağlayacak bir analiz yöntemi önerir. Belagat sanatını icra edenlerin antik çağlardan beri kullanageldikleri bellek sanatı, en saf haliyle ezberlenmek istenen yazı ya da konunun hayali olarak yaratılan görsel imgelerinin zihinde oluşturulan mekanlar silsilesine sırayla yerleştirilmesi ve ezberlenmiş halinin gerektiğinde bu mekanların zihinsel olarak ziyaret edilerek imgeler aracılığı ile eksiksiz bir şekilde hatırlanması olarak tarif edilir. Güncel hayattaki önemi azalmış olsa da günümüze kadar etkinliğini korumuş olan bu teknik, çağlar boyunca sadece zihinsel olarak kişilerin kendi hafızalarını güçlendirmeleri için değil, özellikle Rönesans döneminden itibaren fiziksel olarak da kolektif hatırlamayı biçimlendirmek amacıyla kullanılmıştır. İnşa edilmiş bellek tiyatroları, kentler için tasarlanmış olan bellek rotaları yada müze sergileme mekan izlekleri bellek sanatının hatırlamayı tekilleştirmek için kullanılmasına yönelik tarihsel örnekleri oluşturur. Tüm bunların yanında, anıtlar hatırlatılmak istenen olay ya da kişinin görsel temsilinin belirli bir yerde inşa edilmesi olarak tanımlanırsa, mimari anıtlaştırma bellek sanatı’nın temel prensiplerinin fiziksel dünyadaki en somut biçimi ve en fazla sayıda inşa edilmiş örneği haline gelir. Bu tanımı esas alarak yola çıkan bu çalışma, bellek sanatının prensiplerini farklı anıtlaştırma yaklaşımlarının analiz edilmesine olanak verecek bir yönteme dönüştürür. Yöntem, bellek sanatı’nın günümüze kadar kalabilmiş otonom ilk kaynağı olan Ad Herennium adlı metindeki en temel hali dayanak kabul edilerek biçimlendirilmiştir. Analiz yöntemi İmge, Yer ve İmge-Yer ilişkisi şeklindeki üç elemandan oluşur. Anıtları bu elemanlar aracılığı ile analiz etmek araştırma yapan kişiye, bakılan örneklerin anıtlaştırma yaklaşımları ne denli farklı olursa olsun ortak bir çerçeve oluşturma ve ayrıca, önerdikleri hatırlamanın bireylerin hatırlama biçimini yönlendirme niteliğini değerlendirme olanağı verecektir.
Abstract
Memorialization as the reification of past experiences crystallizes the bi-directional relation between memory and architecture in its pure form. Memorials, because of this long-established relation, constitute an expense area of knowledge where the theories of diverse -such as social, psychological, cognitive, urban or architectural- studies intersect. Addressing that interdisciplinary area, this study proposes a new approach derived from classical memorising technique of the art of memory (ars memoriae) to analyse different examples of architectural memorialization