Dergiler / Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dergisi / 2010 / Cilt: 27 - Sayı: 2
Yeraltı mekanı ve kavramının toplum ve imgelem üzerine etkisi
- Sayfa
- 125–139
- DOI
- —
Özet
Yeraltı, fiziksel özelliklerinden daha çok sembolik değerleri ön plana çıkan göreli bir mekandır (1). Tarih boyunca kendi dışındaki bir gerçekliği temsil etmek ve yansıtılmak istenen hakikat için toplumsal ve kültürel olarak üretilmiştir. Teknik gelişmelere rağmen bu üretim halen devam etmekte, yeraltı günümüz toplumunda giderek artan ve farklılaşan yeni anlamlar kazanmaktadır. Yeraltına dair bu kadar benzer olumsuz görüngünün kültürlerden bağımsız olarak ortaya çıkmasının nedeni nedir? Bu sorunun yanıtı toplumların bu bilinmez mekana ait ortak bilinçaltında gizlidir. Bu bilinçaltının oluşmasında kuşaklar boyu aktarılan mitler ve mitlerden beslenen dini öğeler önemli olduğu kadar, toplumun ve bireylerin varolan düzene dışarıdan bakacakları ve eleştirecekleri, gerek duydukları halde kaçacakları, gizlenecekleri özgür mekan gereksiniminden kaynaklanmaktadır. Bu çalışmada yeraltı kavramının toplumların bilinçaltında göreli bir mekan haline gelişinin izleri ve onun sembolik dönüşümü, ezoterik ve teolojik kaynaklarla beraber edebiyat ve sinema sanatı açısından irdelenecektir.
Abstract
Different from its physical properties, underground can be considered rather a symbolic and a relative space. Throughout the history, it is socially and culturally produced to represent disparate reality and reflect a desirable truth. Despite the latest advances in technology, our society still regenerates new symbols for underground and the concept of underground takes new growing meanings and acquires different characters. How did so many culture independent negative phenomena become so closely identified with the underground? It can all be explained by collective subliminal perception of societies against this unknown space. This subliminal perception is formed by bygone myths and heirloom of ecclesiastical items as well as the need of societies and individuals for free and hidden spaces to examine and criticize actual status quo. This study will explicate the transformation of physical underground to relative space and trace its causality on the basis of theology and esoterism as well as with literature and cinema culture.