Dergiler / Osteoporoz Dünyasından / 2006 / Cilt: 12 - Sayı: 3
Postmenopozal osteoporozlu hastalarda 6 aylık risedronat tedavisi ile serum ve ıdrar N-Telopeptid düzeylerinin değişimi
- Sayfa
- 55–59
- DOI
- —
Özet
Amaç: Kemik döngü belirteçleri olan N-telopeptidlerin (NTX) osteoporozun erken tanısında, kemik kırık riskini belirlemede ve tedaviyi takipte kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada tedavi edilmemiş postmenopozal osteoporozu olan 11 hastanın (60-83 yaş arası, ortalama yaş 69,45) 6 aylık risedronat tedavisi öncesi ve sonrası serum ve idrar N-telopeptid düzeyleri ve yaş uyumlu 11 gönüllüde oluşan kontrol grubunun (57-73 yaş arası, ortalama yaş 64,64) serum ve idrar NTX değerleri karşılaştırılmıştır. Bulgular: Yapılan incelemelerde postmenopozal hasta grubunun tedavi öncesi serum NTX (sNTX) düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde düşük bulundu. Tedavi sonrası sonuçlar karşılaştırıldığında ise sNTX düzeyleri tedavi öncesine göre anlamlı derecede yüksekken tersine idrar NTX (iNTX) düzeyleri anlamlı derecede düşüktü. Ayrıca tedavi öncesi ve sonrası hem idrar (r: 0,909) hem de serum NTX (r: 0,700) düzeyleri arasında kuvvetli pozitif bir ilişki olduğu gözlendi. Sonuç: Sonuç olarak kemik döngü belirteçleri osteoporozun tanısında ve tedavinin takibinde önemli yer tutmaktadır. Ayrıca tedavi sonrası ve öncesi idrar ve serum NTX düzeyleri arasındaki negatif ancak kuvvetli ilişki bu yöntemlerin duyarlılık ve özgüllüğünün yüksek olabileceğini düşündürmüştür. Bu nedenle tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde, özellikle erken değişiklilerin ortaya konulmasında kemik dansitometrisine bir alternatif ya da yardımcı olarak kullanılabileceği sonucuna varılabilir. (Osteoporoz Dünyasından 2006;12:55-9)
Abstract
Aim: N-Telopeptides (NTX), which are known as bone turnover markers are being increasingly used in early diagnosis of osteoporosis, determining the fracture risk and following up of the treatment outcome. Material and Method: In this study serum and urine NTX levels of postmenapousal patients [ages 60-83 (mean 69.45), n: 11] with no previous treatment of osteoporosis are compared with the levels after 6-months of risedronate treatment and serum and urine NTX levels of the control group [ages 57-73 (mean 64.64), n: 11]. Results: Consequently serum NTX (sNTX) levels of postmenapousal patients before risedronate therapy were significantly higher then the sNTX levels of the control group. After risedronate therapy sNTX levels were significantly higher and urine (uNTX) levels were lower when compared with the NTX levels before treatment. Also either sNTX or uNTX levels before and after the treatment were positively and strongly correlated. Discussion and Conclusion: Eventually bone turnover markers carry much importance in diagnosis and follow-up the treatment. Also the strong correlation between levels of NTX before and after the treatment shows that the sensitivity and specifity of these methods are high. Therefore they can be used as an alternative and adjunct method to bone densitometry to assess the response to treatment, especially to demonstrate the early changes. (Osteoporoz Dünyasından 2006;12:55-9)