Dergiler / Pediatrik Cerrahi Derg. / 2003 / Cilt: 17 - Sayı: 2
Kasık fıtığında sıkışmanın önlenebilirliğinin değerlendirilmesi
- Sayfa
- 67–69
- DOI
- —
Özet
Önbilgi/amaç: Kasık fıtığı (KF) olguları % 5-18 sıklıkta sıkışmaktadır. Elle içeri itilemeyen sıkışmış KF olguları acil ameliyata alınmakta ve hu duruma yüksek oranda ameliyat sonrası komplikasyon eşlik edebilmektedir. Bu çalışmada KF'de sıkışmanın önlenebilirliği araştırıldı. Yöntem: Kliniğimizde Ocak 1992 ve Aralık 2001 arasında KF onarımı yapılan 816 olgudan sıkışma olan 75 olgunun kayıtlan geriye dönük olarak incelendi. Olgular cinsiyet, yaş, tanı, fıtığın saptanmasıyla sıkışma arasında geçen süre, elle içeri itme, acil ameliyata alınma oranı, hastanede kalış süresi ve komplikasyonlar açısında değerlendirildi. Bulgular: Olgulardan 33'ünün (% 44) yaşı altı ayın altındaydı'. KF 70 olguda (% 93.3) sıkışmadan önce biliniyordu. Bu olgulardan 63'ünün KF'leri aileleri tarafından farkedildiği halde çocuk cerrahına götürülmemişti. Yedi olguya ise ameliyat için randevu verilmişti. Sıkışmış KF 66 olguda (% 88) sedasyondan sonra elle içeri itildi. Olguların birinde nüks gelişti. Dokuz olguda (% 12) elle itme başarılı olmadı. Bu olguların beşinde (% 55) komplikasyon görüldü. Bir olguda ince bağırsak delinmesi, l olguda apendikste nekroz, 2 olguda testiste nekroz, l olguda da nüks gelişti. Sonuç: Sıkışmış KF'nin büyük oranda önlenebilir olduğunu düşünüyoruz. Bunda ailelerin ve çocuk cerrahlarının büyük rolü bulunmaktadır. KF saptandıktan sonra mümkün olan en kısa sürede onarılırsa sıkışmaya bağlı yüksek morbidité önemli derecede azaltılabilir.
Abstract
Background/aim: Incarceration occurs in 5 % to 18 % of cases with inguinal hernia (IH). The cases with incarceration, who cannot be reduced manually undergo emergency surgery that leads to a high postoperative complication rate. The aim of this study is to investigate the prevention of incarceration in IH. Method: The records of 75 cases with incarcerated IH among 816 cases, who underwent inguinal herniorraphy in our clinic between January 1992 to December 2001, were evaluated retrospectively. Age, sex, diagnosis, interval between detection of IH and incarceration, success of manual reduction, emergency operation, hospitalization period, and complications were analyzed. Results: 33 (44 %) of the cases were under 6 months age. IH of 70 cases (93.3 %) were known before incarceration. IH had been noticed in 63 of these cases by their family but the cases had not been referred to a pediatric surgeon until incarceration occurred. Seven cases were scheduled for elective IH repair before incarceration occurred. Incarcerations in the 66 cases (88 %) were reduced manually after sedation. IH recurred in 1 case after repair. Manual reduction was not successful in 9 cases (12 %). Complications occurred in 5 of these cases (55 %). The problems included small bowel peıforation in I, appendiceal necrosis in I, testicular necrosis in 2, and recurrent IH in,1. Conclusion: We think that most cases of incarcerated IH are preventable. The parents and pediatric surgeons have great role in the prevention of incarceration, if the IH is repaired shortly after the diagnosis, incarceration and high morbidity related with it can be dramatically reduced.