Dergiler / Marmara Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 7 - Sayı: 1
BIZANS VE BIRINCI HAÇLI SEFERI: ÜÇ YAKLAŞIM
- Sayfa
- 228–238
- DOI
- —
Özet
Birinci Haçlı Seferi’nin tarih yazımında tekrar eden tema, Bizans imparatorunun Papa Urbanus’tan Türklere karşı küçük bir birlik göndermesini istemesi fakat bunun yerine üzerinde hiçbir kontrolünün olmadığı büyük orduları elde etmesi üzerinedir. Dolayısıyla Haçlı seferi beklenmedik bir olaydır ve oluşumunda imparatorun hiçbir rolü yoktur. Daha önce bu konu üzerine yapılmış çalışmalar bu tez üzerine idi fakat daha sonra farklı görüşler ortaya çıkmaya başladı. İkinci teori ise bunun dış politikada yeni bir çıkış olduğu üzerinedir. İmparator aslında Birinci Haçlı Seferi’nin oluşmasında oldukça etkilidir ve Haçlı Seferi’nin idealleri ile hedefinin şekillendirilmesinde öncü rol oynamıştır. Üçüncü görüş ise daha ılımlıdır. Buna göre imparator kesinlikle işin içinde olmakla birlikte bu ilk defa görülen bir durum değildir. Bu durum sadece krize karşı alışılagelmiş bir tepkinin genişletilmesi idi. Bu tepki dış müttefikler arama, onları finansal olarak teşvik etme ve anlaşmaya manevî bir öge katmayı içermektedir. Bizans imparatoru ile Haçlılar arasında yanlış anlaşılmaya neden olan konu bu son taktiğin uygulanmasıdır.
Abstract
A recurring theme in the historiography of the First Crusade is that of the Byzantine emperor asking Pope Urban to send a small contingent against the Turks and receiving instead vast armies over which he had no control. The crusade was thus completely unexpected and the emperor played no part in its genesis. Recent work has challenged that thesis and further approaches have emerged. A second theory argues that this was a novel departure in foreign policy. The emperor was in fact deeply involved in the origins of the First Crusade and played a leading role in shaping its ideals and goals. The third approach is more modest in scope: it argues that he was certainly involved but this was no unprecedented innovation, simply the extension of a tried and tested response to crisis. This response involved seeking outside allies, providing them with a financial incentive and even bringing a spiritual element into the agreement. It was the use of the last of these standard tactics that was to lead to misunderstandings between the Byzantine emperor and the crusaders.