Dergiler / Meandros Medical And Dental Journal / 2020 / Cilt: 21 - Sayı: 3

Investigation of Alexithymia, Anxiety and Loneliness State in Bruxism Patients

Bruksizmli Hastalarda Aleksitimi, Kaygı ve Yalnızlık Durumunun İncelenmesi

Sayfa
182–189
DOI
—

Özet

Objective: Bruxism is a common condition that is described as a diurnal or nocturnal repetitive jaw-muscle movement involving teeth clenching and grinding. This present study aimed to determine the levels of alexithymia, anxiety and loneliness in bruxism patients and to investigate whether associations exist among them. Materials and Methods: A total of 81 participants (51 women and 30 men) were evaluated. Data were collected through face-to-face interviews with the participants using the Toronto Alexithymia scale-20, The University of California Los Angeles Loneliness scale (UCLA-LS) and State-Trait anxiety inventory (STAI-I and II). Results: The study revealed that none of the participants was alexithymic. On the other hand, the highest mean score for the UCLA-LS (54.6±6.1) was found in the 51 years and above age group. The mean STAI-I was highest in the 18-28 years age group (41.1±9.4) and among females (44±7.2), university graduates (40.3±9.2) and singles (41±9.4). The mean STAI-II score was found to be highest in the 40-50 years age group (48.7±14.8) and among females (44±7.2), high school graduates (43.4±11.1) and singles (42.6±8.5). The distribution of the mean trait anxiety scores was found to be statistically significant with regard to gender (p<0.05). Conclusion: The results showed that individuals with bruxism who were evaluated within the scope of this study were not alexithymic; however, they had high levels of loneliness. The alexithymia, loneliness and state and trait anxiety scores had significant positive associations with each other.

Abstract

Amaç: Bruksizm, dişlerin sıkılması ve gıcırdatılmasını içeren gün içerisinde veya gece, tekrarlayan çene-kas hareketi olarak tanımlanan yaygın bir durumdur. Bu çalışmanın amacı, bruksizm hastalarında aleksitimi, anksiyete ve yalnızlık düzeylerini belirlemek ve aralarındaki ilişkilerin varlığını araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Toplamda 81 katılımcı (51 kadın ve 30 erkek) değerlendirilmiştir. Veriler, katılımcılarla Toronto Aleksitimi ölçeği-20, Kaliforniya Los Angeles Üniversitesi Yalnızlık ölçeği (UCLA-LS) ve Durumluk Sürekli Kaygı Envanteri (STAI-I ve II) kullanılarak yüz yüze görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Bulgular: Çalışma, katılımcıların hiçbirinin aleksitimik olmadığını ortaya koymuştur. Öte yandan, UCLA-LS (54,6±6,1) için en yüksek ortalama puan 51 yaş ve üstü grupta belirlenmiştir. Ortalama STAI-I 18-28 yaş grubunda (41,1±9,4), kadınlarda (44±7,2), üniversite mezunlarında (40,3±9,2) ve bekarlarda (41±9,4) en yüksektir. Ortalama STAI-II skoru 40-50 yaş grubunda (48,7±14,8), kadınlarda (44±7,2), lise mezunlarında (43,4±11,1) ve bekarlarda (42,6±8,5) en yüksek olarak belirlenmiştir. Ortalama sürekli kaygı puanlarının dağılımı cinsiyet açısından istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Sonuçlar, bu çalışma kapsamında değerlendirilen bruksizmi olan bireylerin aleksitimik olmadığını göstermiştir; ancak, yüksek düzeyde yalnızlık vardır. Aleksitimi, yalnızlık, durum ve sürekli kaygı puanları birbirleriyle anlamlı pozitif ilişkilere sahiptir.