Dergiler / Meme Sağlığı Dergisi / 2007 / Cilt: 3 - Sayı: 3

Onkolojide bifosfonat kullanımının renal güvenilirliği-bifosfonatlar gerçekten masum mu?

A nephrologıst's view to renal safety of bisphosphonates

Sayfa
120–124
DOI
—

Özet

Böbrekler ve elektrolitler ile ilgili problemler malign hastalıkların seyri veya tedavisi ile ilişkili olarak, akut böbrek yetmezliği, kronik böbrek yetmezliği, renal tubuler hastalıklar şeklinde geniş bir spektrumda görülebilir. Kemoterapötik ajanlar kadar non-kemoterapötik ajanlar da glomerul, tubul, interstisyum veya böbrek mikrodolaşımını etkileyerek, belirti vermeyen bir kreatinin yüksekliğinden diyaliz ihtiyacı gösteren akut böbrek yetmezliğine kadar giden klinik bir tabloya yol açabilir. Söz konusu komplikasyonlar sıklıkla önlenebilir ve geri çevirilebilir olmaları nedeni ile çok önemlidir. Bifosfonatlar güçlü anti-resorptif etkileri ile metastatik kemik hastalığı tedavisinde ideal olan non-kemoterapötik ilaçların değerli bir grubudur. Malign hastalıkların iskelet sistemi ile ilgili komplikasyonlarında yaygın olarak kullanılırlar. Kanser hastalarında genişletilmiş indikasyonlarla kullanımları ve etkinliklerine ilave olarak tedavi sırasında gelişen böbrek yetersizliği vakaları bildirilmesi nedeni ile nefrotoksik etkilerinin dikkatle irdelenmesi gerekir. Görülme sıklığı ve kemik metastazı potansiyeli göz önüne alındığında, bifosfonat kullanımında meme kanseri ayrı bir önem taşır. Malign hastalık seyrinde veya tedavisi sürecinde gelişen böbrek yetersizliği günümüzde önemli bir komplikasyon olarak durmaktadır. Söz konusu komplikasyonun önlenebilir olması nedeni ile, risk taşıyan ilaçların bilinmesi, hasta bazında yaşanabilecek istenmeyen etkileri en aza indirecek, hastanın daha ileri onkolojik tedavi almasına olanak sağlayacaktır.

Abstract

A variety of renal diseases and electrolyte disorders may be associated with malignancy or its treatment. The spectrum of disease in this setting includes acute renal failure (ARF), chronic renal failure, and tubular disorders. Chemotherapeutic agents as well as non-chemotherapeutic drugs can affect the glomerulus, tubules, interstitium or the renal microvasculature, with clinical manifestations that range from an asymptomatic elevation of serum creatinine to acute renal failure requiring dialysis. Fortunately, these complications are often preventable or reversible with prompt diagnosis and treatment. Bisphosphonates are a valuable class of non-chemotherapeutic drugs with potent anti-resorptive actions that make them ideal for treating metastatic bone disease. And they are widely used to treat skeletal complications of malignancy. Expanding indications for use in cancer patients warrant careful review of the renal toxicities associated with this medication class. In addition to their efficacy, renal insufficiency during bisphosphonate therapy were reported. In considering its incidence rates and skeletal metastasis potential, breast cancer is particularly important for this subject. Renal failure remains an important complication of cancer and its treatment. The spectrum of cancer-associated renal disease has changed in the past 20 years, in large part as a result of the use of newer chemotherapy regimens. Early diagnosis and treatment of renal failure is vital—both to improve renal outcomes and to ensure that patients are best prepared for further oncologic treatment. Close cooperation with oncology colleagues is essential to improve outcomes in these complex patients.

Anahtar kelimeler: Difosfanatlar,Böbrek yetmezliği,Tıbbi onkoloji