Dergiler / Meme Sağlığı Dergisi / 2007 / Cilt: 3 - Sayı: 3

Meme kanseri lenf nodu metastazında serum vasküler endotelyal büyüme faktörleri C,D ve C/D oranının önemi: Prospektif klinik çalışma

The importance of serum vascular endothelial growth factor -C,-D and -C/D ratio to determine lymph node metastasis in breast cancer; prospective clinical study

Sayfa
125–130
DOI
—

Özet

GİRİŞ: Meme kanserinde lenf nodu metastazı önemli prognostik bir faktör olmakla birlikte lenf nodu metastazında VEGF-C and VEGF-D'nin önemi ile ilgili literatürde çelişkili sonuçlar mevcuttur. Bu prospektif klinik çalışmamızdaki amaç meme kanserli hastaların serum VEGF-C ve VEGF-D düzeylerini belirlemek ve serum VEGF-C, VEGF-D, VEGF-C/D oranı ile lenf nodu metastazı arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. GEREÇ ve YÖNTEM: Seksen meme kanserli hastanın tedavi öncesi ve 20 sağlıklı kadının serumlarında VEGF-C, VEGF-D düzeyleri ELISA yöntemiyle ölçüldü. VEGF-C, D düzeyi, VEGF-C/D oranı ile klinikopatolojik parametreler arasındaki ilişkiyi saptamak için nonparametrik Mann Whitney U ve Kruskal-Wallis testi uygulandı. VEGF-C, VEGF-D ve VEGF-C/D oranının lenf nodu metastazını belirlemedeki etkinliği “Receiver Operating Characteristic (ROC)” eğrisi ile değerlendirildi. SONUÇLAR: Hastaların ortalama yaşı 50.9 (22-81) idi. Hastaların ortalama serum VEGF-C değeri kontrol grubundan yüksek bulundu (p=0.033). Lenf nodu metastazı olan hastaların serumlarında VEGF-D düzeyinin anlamlı şekilde daha düşük olduğu saptandı (p=0.030). VEGF-C/D oranı lenf nodu metastazı olan hastalarda daha yüksek bulundu (p=0.040). TARTIŞMA: Bizim çalışmamız serum VEFG-C ve VEGF-D nin meme kanserli hastaların lenf nodu yayılımında regülator rolü oynadığını göstermektedir. VEGFD düzeyinin azalmasi ile bilikte daha fazla lymphangiogenik etkisi olduğu bilinen VEGF-C`nin reseptörlere bağlanmasının patofizyolojik mekanzimada rol oynadığı savunulabilir.

Abstract

OBJECTIVE: Nodal metastasis is recognized as a powerful prognostic marker in breast carcinoma, however conflicting reports exist for the precise involvement of VEGF-C and VEGF-D in lymph node metastasis. The aim of this prospective study was to determine serum VEGF-C, VEGF-D levels and correlation of VEGF-C/D ratio with lymph node metastasis in breast carcinoma. MATERIAL and METHOD: In this study, serum levels of VEGF-C, VEGF-D were determined by ELISA in patients with pretreated breast carcinoma (n=80) and healthy women (n=20). Mann-Whitney U and Kruskal-Wallis tests were used as statistical methods for comparisons of the variables, and the discrimination of VEGF-C, VEGF-D and VEGF-C/D ratio was assessed by calculating the area under the receiver operating characteristic curve. RESULTS: The mean age of the patients was 50.9 (22-81) years. The mean level of VEGF-C was significantly higher in patients than control (p=0.033); however, no statistically significant diff erence was observed for serum VEGF-D levels. VEGF-D was decreased in patients having lymph nodes metastases as compared to patients having negative axillary lymph node (p=0.030) metastases. The VEGF-C/D ratio was significantly higher in patients with lymph node metastasis than in patients having negative axillary lymph node (p=0.040). CONCLUSION: Our study shows that VEGF-C and VEGF-D are regulators in the lymph node metastases in breast cancer. It may be advocated that the reduced level of VEGF-D may allow more lymphangiogenic VEGF-C to bind the receptors.

Anahtar kelimeler: Enzim bağlı immünosorbent tayini,Lenf düğümleri,Neoplazm metastazı,İleriye dönük çalışma,ROC eğrisi,Vasküler endotelyal büyüme faktörü C,Vasküler endotelyal büyüme faktörü D,Meme neoplazmları