Dergiler / İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Dergisi / 2011 / Cilt: 1 - Sayı: 3
Bebek ölümlülüğünde eşitsizlikler: Dünya ve Türkiye’deki duruma dair bir değerlendirme
- Sayfa
- 98–104
- DOI
- —
Özet
2010 yılında dünyada 5,4 milyon bebek birinci yaşını dolduramadan hayata veda etmiştir. Beş yaş altı ölümlerin %70’i yaşamın ilk yılında meydana gelmiştir. Bebek ölümlüğü; birey, anne, hane, toplum ve çevreye dair faktörlerin bileşkesi olup, toplum sağlığı ve refahının duyarlı bir göstergesidir. Binyıl Kalkınma Hedefleri arasında çocuk ölümlülüğünü 2015’e kadar 1990’daki seviyesinin 1/3’ine azaltmak bulunmaktadır. Bu amaca ulaşmak için belirlenen ölçütler; beş yaş altı ölüm hızı, bebek ölüm hızı ve kızamığa karşı aşılanmış çocuk oranıdır. Uluslararası kamuoyunun yoğun ilgisine rağmen, bebek ve çocuk ölüm hızları son 50 yılda ciddi biçimde azalmakla birlikte, ülkelerarası eşitsizlikler artarak devam etmekte, 2015 için konulan hedeflerin çok gerisinde kalmaktadır. Gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki bu derin fark ülke içindeki farklı sosyoekonomik gruplarda daha da şiddetlenmekte, sosyoekonomik düzey bebek ölümlülüğünün güçlü bir belirleyicisine dönüşmektedir. Türkiye’deki bebek ölümlülüğü incelendiğinde ise, eğitim grupları ve bölgeler arasında var olan farkın, yıllar içinde derinleşerek devam ettiği, kır kent farkının ise değişmediği görülmektedir. Bebek ölümlüğündeki bu eşitsizlikleri giderebilmek ve bebek ölümlülüğünü, bölgemizdeki diğer ülkelerin seviyesine azaltabilmek için eşitsizlikleri gidermeye yönelik ekonomik ve sosyal politikalara gereksinim kesindir. Bu eşitsizliklerin derinleşmesi, anne ve bebeklere sunulan sağlık hizmetinin ve bunun finansman biçiminin bebek sağlığı açısından yeniden irdelenmesini gerekli kılmaktadır. Bireylerin dezavantajları oranında yoğunlaşan hizmeti esas alan bir bakış açısının benimsenmesi gerekmektedir.
Abstract
In the world, in 2010, 5,4 million infants died before their first birthday. 70% of infant mortalities up to 5 years of age occur within the first year of life. Infant mortality is a result of combination of factors related to the individual, mother, household, community and environment, and represents a sensitive indicator of health state, and welfare of the community. Diminishing child deaths at 2015 to a level that is one third the level in 1990 is a among the Millennium Development Goals. The criteria established for the achievement of this goal are infant mortality rates up to 5 years of age , infant mortality and percentage of children immunized against measles. Despite the intensive attention of international public opinion, and a serious decrease in infant and child mortality rates within the last 50 years, the inequalities between countries are sustained with an increasing trend and the rates are far behind the 2015 goals. This marked difference between developed and developing countries is more intense for various socio-economic groups within the country in question and thus, socio-economic status turns out to be an important determinant of infant deaths. In Turkey, when the infant mortality is evaluated, it is seen that existing difference between educational groups and regions is sustained with a gradually increasing trend, while inequalities between urban and rural areas remain the same. For the efforts to eliminate these inequalities in infant mortality and to achieve a level similar to the countries of our region, the necessity for economic and social policies isabsolute. The deepening of these inequalities makes it necessary to reevaluate the health services for the mother and the child and the means of financing with respect to infant health. It is vital to adopt a perspective that concentrates on health care services in proportion to the level of disadvantage.