Dergiler / İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Dergisi / 2013 / Cilt: 3 - Sayı: 1

Çölyak hastalığı tanısı ile izlenen olguların klinik değerlendirmesi

Clinical evaluation of cases followed-up for celiac disease

Sayfa
38–43
DOI
—

Özet

Amaç: Çölyak hastalığı ülkemizde sık görülmekte olup, klinik bulguları çeşitlilik göster- mektedir. Bu çalışmada, çölyak hastalığı tanısı almış çocukların klinik bulgularının değer- lendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Olguların dosyaları retrospektif olarak incelenerek yaşları, cinsi- yetleri, tanı yaşları, yakınmaları, yakınma süreleri, antropometrik ölçümleri, laboratu- var sonuçları ve glutensiz diyet tedavisi başlandıktan bir yıl sonraki antropometrik ölçümleri, laboratuvar sonuçları kaydedildi. Tedavi öncesi ve sonrasındaki antropometri ve laboratuvar değerleri karşılaştırıldı. Ayrıca yakınma süresi, tanı yaşı, yakınmalar ile antropometrik ve laboratuvar değerlerin ilişkisi araştırıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 37 olgunun yaş ortalaması 9,0±4,3 ve 22’si kız idi. Yakınmaların ortalama başlangıç yaşı 3,3±4,1 yıl (ortanca 2 yıl) ve yakınma süreleri 3,1±3,0 yıl (ortanca 1,96 yıl) idi. Hastalar ortalama 7,5±4,7 yaşlarında tanı almıştı. Olgular büyük oranda kronik ishal (%62,2), karın şişliği (%59,5), karın ağrısı (%59,5) ve büyüme geriliği (%48,6) ile başvurmuştu. En sık olarak anemi (%24) ve tip 1 diyabet (%14) eşlik etmekteydi. Olgularda kronik malnütrisyon (%52) ön plandaydı. Glutensiz diyet sonrasında antropometri ve laboratuvar bulgularında anlamlı düzelme saptandı. Kronik ishal ve iştahsızlığın büyüme üzerine etkili olduğu görüldü. Yakınma süresi ve tanı yaşı da antropometrik ölçümlerle negatif korele idi. Sonuç: Çölyak hastalığına yönlendiren yakınmalarda gastrointestinal bulguların ön plan- da olması, hastalığın diğer klinik bulgularının farkındalığının arttırılması gerektiğini düşündürmektedir. Ayrıca yakınma süresinin uzamasının ve tanı yaşının gecikmesinin büyümeyi olumsuz etkilemesi erken tanının önemini vurgulamaktadır. Tedavinin gluten- siz diyetin yanı sıra iştahsızlık ve anemi gibi bulguların göz önünde bulundurularak düzenlenmesi önem taşımaktadır.

Abstract

Objective: Celiac disease is frequently seen disease with variable clinical presentations. In this study, evaluation of clinical findings of children with celiac disease is aimed. Material and Methods: Age, gender, age at diagnosis, symptoms, duration of symptoms, anthropometric measurements, laboratory findings, before and after a year of gluten free diet are retrieved from the hospital records retrospectively. Anthropometric and labora- tory findings before and after treatment were compared. Additionally, the relation of duration of symptoms, age at diagnosis, symptoms with anthropometric and laboratory findings were investigated. Results: Of 37 cases 22 were girls, mean age was 9.0±4.3 years. Mean age at onset of symptoms was 3.3±4.1 years (median 2 years), mean duration of symptoms was 3.1±3.0 years (median 1.96 years). Mean age at diagnosis was 7.5±4.7 years. Cases presented mostly with chronic diarrhea (62.2%), abdominal distention (59.5%), abdominal pain (59.5%) and failure to thrive (48.6%). Mostly anemia (24%) and type 1 diabetes (14%) accompanied the clinical picture. Chronic malnutrition (52%) was most frequent. Anthropometric and laboratory findings improved significantly after dietery therapy. Chronic diarrhea and anorexia were influential on growth. Duration of symptoms and age at diagnosis were negatively correlated with anthropometric findings. Conclusion: As gastrointestinal symptoms are more important in the diagnosis of celiac disease, it gives rise to think the requirement for raising the knowledge of other clinical manifestations of the disease. Moreover, negative effect of long duration of symptoms and delay in diagnosis emphasizes the importance of early diagnosis. Arrangement of treat- ment by considering symptoms and signs like anorexia and anemia besides gluten free diet is important.

Çölyak hastalığı tanısı ile izlenen olguların klinik değerlendirmesi — AJIndex