Dergiler / İzmir Tepecik Eğitim Hastanesi Dergisi / 2019 / Cilt: 29 - Sayı: 2
Yoğun Bakım Ünitesinde Renal Replasman Modalitesi Seçimi: Hangi Faktörler Belirleyici?
- Sayfa
- 162–166
- DOI
- —
Özet
Amaç: Yoğun Bakım Ünitesinde akut böbrek hasarı (ABH) insidansı yaşlanan nüfus, çoklu morbidite, invaziv işlemler ve yüksek hastalık skorlarına bağlı olarak giderek artmaktadır. Renal replasman tedavisine (RRT) gereksiniminin de artması nedeniyle akut böbrek hasarının yönetiminde en uygun ve güvenilir modalite seçiminin önemi açıktır. Renal replasman tedavisi modalitesinin seçiminde net kriterler hakkında bir görüş birliği oluşmamıştır. Bu çalışmada, yoğun bakım ünitesinde gelişen ABH olgularında uyguladığımız RRT modalitelerinin seçiminde etkili olan faktörleri belirlemeyi amaçladık. Yöntem: Ocak 2016-Aralık 2017 yılları arasında Anestezi Yoğun Bakım Ünitesinde üç gün ve üzerinde yatırılarak tedavi edilen, akut böbrek hasarı gelişen hastaların dosyaları demografik, klinik ve laboratuvar veriler açısından elektronik veri sistemi üzerinden retrospektif olarak incelendi. Akut böbrek hasarı yönetiminde seçilen renal replasman tedavisine göre hastalar iki gruba ayrıldı: Aralıklı hemodiyaliz (HD) grubu ve sürekli renal replasman tedavisi olarak sürekli venövenöz hemodiyafiltrasyon (SVVHDF) uygulanan grup. Modalite seçimini etkileyen faktörler lojistik regresyon analizi ile belirlendi. Seçilen modalitelere göre hastane içi ölüm oranları hesaplandı. Bulgular: Ocak-2016-Aralık 2017 arasında Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi edilen toplam 1.806 hastadan 171’sinde (%9,46, 97 erkek ve 74 kadın, ortalama yaşları 67,47±15,60 yıl) RRT gerektiren ABH gelişmiştir. Hastaların ortalama yoğun bakım yatış süreleri 8,41±10,26 gün olarak bulundu. HD (n=93, %54,1) ve HDF (n=78, %45,3) tedavisi uygulanan gruplar arasında yaş, cinsiyet, eşlik eden komorbiditeler ve yoğun bakım yatış süreleri anlamlı farklılık göstermemiştir. Logistic regresyon analizinde; sepsis ve kardiyolojik nedenlere bağlı yatışlar, ortalama arter basıncı (OAB) <75 mmHg olması, yüksek akut fizyoloji skoru (SAPS II), vazopresör ve inotrop kullanımı, laktat yüksekliği ve idrar çıkışının <0,25 ml/kg/sa olması HDF seçiminde etkili bulunmuştur. Sonuç: Yoğun Bakım Ünitesinde renal replasman tedavisi modalitesinin seçiminde belirleyici rol oynayan faktörler netlik kazanmamıştır. Biz de çalışmamızda, hastaya ait bazı demografik, klinik ve laboratuvar faktörlerin klinisyenin seçimini etkilediğini vurguladık.
Abstract
Objective: The incidence of acute kidney injury (AKI) in intensive care units (ICU) has been increasing due to increasing age, multiple comorbidities, application of invasive procedures, and high disease-severity scores. The impact of choice of a convenient and effective renal replacement therapy (RRT) modality is utmost importance. So far there has been no clear consensus on the choice of RRT modality. This study was conducted to estimate the predictive factors that determine the clinician’s choice of initial RRT modality in ICU-AKI patients. Method: Between January 2016 and December 2017 the patients admitted to, and hospitalized in ICU more than three days and developed AKI were recruited. The data of these patients were retrospectively obtained from electronic data transfer system which included demographics, clinical, and laboratory characteristics of the patients. According to choice of initial RRT modality patients were divided into two groups as intermittant hemodialysis (HD) and continuous venovenous hemodiafiltration (CVVHDF) groups. The factors that determined the choice of modality were analyzed by logistic regression analysis. In-hospital mortality rates were calculated regarding the type of modality. Results: Out of 1806 patients treated in ICU, 171 patients (9.46%, 97 males, 74 females, mean age of 67.47±15.60 years) developed AKI requiring RRT. The mean hospital stay was 8.41±10.26 days. Between HD (n=93, 54.1%) and CVVHDF (n=78, 45.3%) groups age, gender, comorbidities and days of hospital stay did not differ significantly. Logistic regression analysis revealed that hospitalizations due to sepsis and cardiac disorders, mean arterial pressure (MAP) <75 mmHg, high SAPS II scores, use of vasopressors and inotropes, higher lactate levels, and urinary output of <0.25 ml/kg/h were associated with the choice of CRRT. Conclusion: The factors suggesting the choice of RRT modality type in ICU are not clear. We emphasized that some parameters related to patient’s demographics, clinics and laboratory data affect the clinician’s choice.