Dergiler / Şarkiyat / 2017 / Cilt: 9 - Sayı: 2

İBN SÎNÂ’DA SUDÛRUN MANTIĞI: SEBEPLİK- SUDÛR İLİŞKİSİ HAKKINDA BİR İNCELEME

THE LOGIC OF EMANATION IN THE PHILOSOPHY OF AVICENNA: AN ANALYSIS ON THE RELATIONSHIP BETWEEN CAUSALITY AND EMANATION

Sayfa
1057–1073
DOI
—

Özet

Bu makalenin amacı, İbn Sînâ’nın (ö. 428/1037) sudûr teorisinin mantığının mistik bir arka plana dayalı olarak değil, felsefi bir zemin üzerinde geliştiğini ortaya koymaktır. Bu ise, İbn Sînâcı sudûrun teorisinin, Aristoteles’in (ö. MÖ 322), Yeni-Eflâtuncu filozofların ve İbn Sînâ’nın kendi sebeplik düşüncesiyle irtibat noktaları gösterilerek yapılacaktır. Bu çerçevede, makalede, İbn Sînâ’nın sudûr teorisinin sebeplikle olan üç irtibat noktası tespit edilmiştir: Bunlar, (i) aktarıma dayalı sebeplik anlayışı, (ii) “Birden bir çıkar” ilkesi ve (iii) zâtı gereği zorunlu ve başkasıyla zorunlu/zâtı gereği mümkün ayrımıdır. Bunlardan ilk ikisi, Aristotelesçi ve Yeni-Eflâtuncu bağlama işaret eder. Üçüncü ise İbn Sînâ’nın sudûr teorisine dâhil ettiği özgün felsefi katkısını gösterir. İbn Sînâ, her biri, aynı zamanda sebeplik teorisinin özelliklerinden olan bu ilkelere dayalı olarak sudûr teorisini ortaya koyar. Böylece İbn Sînâ, kendisinden önceki Yeni-Eflâtuncu filozofların ve Fârâbî’nin (ö. 339/950) sudûr şemalarına nispetle sebeplikle irtibatı daha belirgin bir sudûr açıklaması sunar.

Anahtar kelimeler: İbn Sînâ, Sudûr, Sebeplik, Aristoteles, Yeni-Eflâtunculuk