Dergiler / Şarkiyat / 2017 / Cilt: 9 - Sayı: 2

SALÂHADDÎN-İ EYYÛBÎ ve RÂŞİDÜDDÎN SİNÂN: NİZÂRÎ FEDÂÎLER ve SUİKASTLER

SALÂH al-DÎN al-AYYÛBÎ and RÂSHID al-DÎN SINÂN: NIZÂRÎ FIDÂÎS and ASSASSINATIONS

Sayfa
747–770
DOI
—

Özet

1160’lı yılların başında Suriye’deki Nizârîlerin başına geçen İranlı dâî Râşidüddîn Sinân, Nizârîleri örgütleyerek Nizârî davetin merkezi olan Alamut karşısında bağımsız bir pozisyon elde etti. Nizârî tarihinin en etkili isimlerinden biri olarak kabul edilen Râşidüddîn, Nizârîleri yeniden organize ederek savunma ve saldırı kabiliyetlilerini takviye etti. Nitelikli ve özverili adamlarından seçtiği fedâîleri aracılığıyla düşmanlarına karşı suikast girişimlerine başlayan Râşidüddîn’in hedef seçtiği seçkin simaların başında Salâhaddîn-i Eyyûbî gelmektedir. Salâhaddîn, kendisine karşı iki başarısız suikast girişiminde bulunan Râşidüddîn’in ikâmet ettiği Misyaf Kalesi’ni kuşatarak Râşiddîn’i bunaltmışsa da Hama sahibi ve dayısı Şihâbeddîn Mahmûd b. Tekeş’in araya girmesiyle kuşatmayı kaldırmıştır. Misyaf kuşatmasından sonra Salâhaddîn’e karşı giriştiği suikast faaliyetlerine son vermek zorunda kalan Râşidüddîn Sinân, sultanla karşı karşıya gelmemeye dikkat etmiştir. Salâhaddîn ise, 1192’de İngiltere kralı Richard ile imzaladığı barış anlaşmasına Sinan’ın kontrolündeki Nizârî bölgeleri de dâhil ederek şahsiyetinin en belirgin özelliği olan adalet ve merhametini bir kez daha göstermiştir. Salâhaddîn’i Eyyûbî ile Suriye’deki Nizârî toplumunun ilişkisini ela aldığımız bu makalede Nizârî davetin kuruluş aşaması kısaca ele alındıktan sonra Fâtımî devletini ortadan kaldırırken Salâhaddîn’e karşı kurulan komplolar ve Salâhaddîn’in Râşidüddîn Sinan’la ilişkileri değerlendirilmiştir. Salâhaddîn’e düzenlenen suikastların nedenlerine ve Misyaf kuşatmasına dair tarihî ve mitolojik kayıtların değerlendirildiği makale, konu hakkındaki rivayetlerin otantikliğini sorgulamayı amaçlamaktadır.

Abstract

In the beginning of the 1160s, Iranian dai Râshid al-Dîn Sinan became the leader of Nizârîs in Syria, organized them and achieved an independent position against Alamut. Recognized as one of the most influential names in Nizârî history, Râşidüddîn reorganized the Nizârîs and reinforced their defensive and offensive capabilities. Salâh al-dîn al-Ayyûbî was one of the significant targets chosen by Râshid al-dîn, who started his assassination attempts against his enemies by assasins he selected from his qualified and dedicated men. Although Salâh al-dîn sieged the Misyaf Fortress, which was the residence of Râshi al-dîn, who had attempted two unsuccessful assassinations against him, and overwhelmed Râshîd al-din, he terminated the siege after the mediation initiatives of the Hama owner and his uncle Shihâb al-dîn Mahmd b. Taksh. Râshid al-dîn Sinân, who had to end the assassination attempts against Salahaddîn after the siege of Misyaf, was careful not to confront the Sultan. Salahaddîn once again demonstrated his justice and compassion, the most prominent features of his personality, by including the Nizârî regions under Sinan's control to the peace agreement he signed with the Richard, king of England in 1192. In the present article on the association between Salâh al-dîn al-Ayyûbî and the Nizârî community in Syria, initially the foundation process of Nizârî da‘wa was briefly discussed, and then the conspiracies against Salâh al-dîn and relations between Salahaddîn and Râshid al-dîn Sinan were scrutinized. The aim of the present article that assesses the reasons of assassination attempts against Salâh al-dîn and historical and mythological records about Misyaf siege is to question the authenticity of the accounts about the topic.

Anahtar kelimeler: Salâhaddîn, Râşidüddîn, Nizârî, Fedâî, Suikast, Misyaf