Dergiler / Şarkiyat / 2019 / Cilt: 11 - Sayı: 3

TARİHİ SÜREÇTE AKLIN ERİLLİĞİ SORUNU VE MÜSLÜMAN DÜŞÜNCESİNDEKİ YANSIMALARI

THE PROBLEM OF MASCULINITY OF REASON IN HISTORICAL PROCESS AND ITS REFLECTIONS ON MUSLIM THOUGHT

Sayfa
1213–1233
DOI
—

Özet

İnsan olmanın özelliği olarak vurgulanan “akıl” “düşünebilme kabiliyeti” “rasyonalite” gibi özelliklerin ve bu özelliklerin birer yansıması olan bilim, felsefe ve nesnellik gibi yaşama yansıma biçimlerinin tarihi süreç içerisinde eril olana ait olduğu ifade edilmiştir. Bu düşüncenin belki ilk nüvelerini Yunan felsefesinde görmemiz mümkündür. Platon başta olmak üzere akıl ile ilgili yapılan değerlendirmelerin tamamında “Akıl” erilliğe ait bir unsur olarak ifade edilmiştir. Platon özellikle ruh ve beden ayırımına giderken ruhu akıl ile bütünleştirmiş ve yüce olan alanın bu olduğunu ifade etmiştir. Bedeni ise aşağı olarak ifade etmiş ve bunu da dişilik ile bütünleştirmiştir. Platondaki bu ayırım, felsefi bir ilke olarak anlaşılmış ve felsefeye rengini verdiği gibi felsefi düşünce ile etkileşime girmiş bütün düşünceleri etkilemiştir. Makalemizde tartışma konusu yapacağımız husus, bu durumu ortaya çıkaran tarihsel ve sosyal geçmişin yanı sıra, özellikle dini düşünce ve inanışların bunda ne kadar etkin ve egemen olduğunun gösterilmesidir. Şüphesiz, burada ele alınacak konu, bir başka açıdan bütün bir tarih boyunca özellikle dini düşüncelerde aklın erilliği ve bütün diğer alanlarda olduğu gibi akıl konusunda da kadının ikincil bir konumda nasıl değerlendirildiğidir. İlahi dinler olan Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam kelamlarındaki aklın erilliği ile ilgili yapılan değerlendirmeleri gündeme getirmek ve bakış açılarını ortaya koymak önemlidir. Bu dinlerin mensupları, Yunan felsefesi ile karşılaştıklarında, felsefeye karşı ya reddetme ya da din ile felsefeyi uzlaştırma yoluna gitmişlerdir. Bu uzlaştırma süresince özellikle aklın erkek ile özdeşleştirilmesi, eril olana ait olduğu düşüncesi gerek kültürel gerekse de bağlı bulunan dini metinler veya bu metinlerin eril yorumlarına da uygunluğu nedeniyle kabul görmüştür. Üç dinin üç önemli temsilcisinin bu anlamdaki bakış açılarını ortaya koymak konunun anlaşılması için önemlidir. Yahudi Kelamı için Philo, Hıristiyan Kelamı için Aquinas ve İslam Kelamı için Gazali önemli mihenk taşlarıdır. Ve bunların yaptıkları değerlendirmeler hala dini düşünceleri büyük oranda etkilemektedir.

Abstract

It is stated that features such as “reason”, -ability to think ”and“ rationality , which are emphasized as the characteristic of being a human being, and the forms of reflection to life such as science, philosophy and objectivity, which are a reflection of these characteristics, belong to the masculine within the historical process. Perhaps the first cores of this thought can be seen in Greek philosophy. Platon Reason ”is expressed as an element of masculinity in all of the evaluations about the mind, especially Platon. Platon united the spirit with the mind, especially when going to the distinction between soul and body and stated that this is the supreme field. The body is expressed as inferior and integrates it with femininity. This distinction in the plateau was understood as a philosophical principle and influenced all thoughts that interacted with philosophical thought as it gave color to philosophy. It is important to bring up the evaluations about the masculinity of reason in Judaism, Christianity and Islam, which are divine religions. When members of these religions met with Greek philosophy, they either opted against the philosophy or reconciled it with religion. During this reconciliation, especially the identification of the mind with the male was accepted because of the cultural and religious beliefs that are related to the masculine, or their conformity to the masculine interpretations. It is important to understand the point of view of the three important representatives of the three religions in this sense. Philo for Jewish Theology, Aquinas for Christian Theology and Ghazali for Islamic Theology are important touchstones. And their evaluations still largely influence religious thought.

Anahtar kelimeler: Akıl, Erillik, Dişilik, Felsefe, Müslüman Düşüncesi