Dergiler / İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Dergisi / 2018 / Cilt: 38 - Sayı: 2
Kaideden İstisnaya: Gelişmecilik ve Kültürelciliğin Ötesinde Tarihsel Sosyolojinin İmkânları
- Sayfa
- 403–440
- DOI
- —
Özet
“İlerleme” düşüncesinin yirminci yüzyıl ortalarındaki izdüşümlerinden olan “siyasal gelişme” paradigması, İkinci DünyaSavaşı akabinde, karşılaştırmalı siyaset biliminde işgal ettiği merkezî yeri, önce işlevselci bir perspektifin hâkim olduğu nicelaraştırmalara, ardından da antropolojiden beslenen kültürelci yaklaşımlara bırakmıştır. Bu makale, tıpkı toplumsal gibisiyasal değişimin de tekbiçimli ve ereksel olduğunu savlayan evrenselci “siyasal gelişme” kuramlarından, geleneğe aşırı vurguyaparak siyasal değişim süreçlerini tikelleştirmeye yönelen “kültürelci” yaklaşımlara doğru seyreden süreci mercek altınaalmaktadır. Ayrıca, bu iki yaklaşıma alternatif olarak tarihsel sosyolojinin imkânlarını tartışmaya açmayı hedeflemektedir. Bueksende; ilk olarak, klasik sosyolojiden ilham alan ve değişimin içsel bir süreç olduğunu iddia ederek toplumları tektipleştirensiyasal gelişmeci perspektif farklı tezahürleriyle incelenecektir. Ardından, sosyal bilimlerde antropolojinin giderek ön planaçıkmasıyla önem kazanan kültür kavramının toplumsal değişime dair çözümlemelere dâhil edilmesine koşut olarak ortayaçıkan, toplumların ve değişim süreçlerinin benzersizliğine vurgu yapan kültürelci yaklaşımlar değerlendirilecektir. Son olarak,bu iki kutba mesafeli duran, sosyal bilimsel bilginin interdisipliner yeni bir organizasyonunu ifade eden tarihsel sosyolojinin,toplumsal ve siyasal değişimi konu alan incelemelere sağlayacağı katkılar üzerinde durulacaktır
Abstract
The paradigm of political development, based the projections of the mid-20th century’s idea of progress, left the centralposition it had occupied in comparative political science after World War II, first in quantitative research where thefunctionalist perspective was dominant, then in the culturalist approaches that were also nourished from anthropology.Drawing on theories of universalist political development, which purport social change to be uniform and teleogical justlike social change, this article places the processes that directly contemplate the culturalist approaches that lean towardparticularizing the processes of social change by placing extreme emphasis on tradition under the microscope. In addition,it aims to open these two approaches to debate the possibilities of historical sociology as an alternative. In line with this,the political developmental perspective, which unifies communities, will be examined through different manifestationsby first claiming the field of inspiration and change to be an intrinsic process from classical sociology. Afterward, emergingculturalist approaches will be evaluated in parallel with inclusion of the concept of culture in analyses on social change,which in the social sciences has increasingly gained importance in the foreground of anthropology. Last to be emphasizedwill be the contributions of historical sociology, which stands out over these two poles and expresses a new interdisciplinaryorganization of social scientific knowledge in studies on the subject area of social and political change.