Dergiler / Art-e Sanat Dergisi / 2018 / Cilt: 11 - Sayı: 21
Sanatın Özerklik İkileminde Müze
- Dergi
- Art-e Sanat Dergisi
- Sayfa
- 1–13
- DOI
- —
Özet
Makale, sanatın kurumsallaşması ile özerkleşmesi arasındaki karşılıklı-çelişik ilişkiyi müze ekseninde incelemeyi amaçlamaktadır. Modernlik ile birlikte, müze ve sanat birbirini tanımlar hale gelmiş, bu durum kaçınılmaz bir bağımlılık yaratmıştır. Müze-sanatı, müze üzerinden tanımlanan sanat yapıtı ya da tersi, her alanın özerkliğine dair sorgulamaları artırmıştır. Bu bağlamda, makalede, sanatın bir mücadele alanı olarak müzede özerkliğini kazanma çabası üzerinde durulacaktır. Bundan hareketle, avangardların formalist anlayış ile sanatın biricikliğine direnerek oluşturduğu karşı-kültürün oluşumunda müzenin etkisi incelenecektir. 1970 sonrasında, Neo-Avangardların bu karşı-kültürü müze üzerinden kurumsallaştırması süreci değerlendirilecek, buna göre sanatın özerkliğinin kuruma direnme gücü tartışılacaktır. Neticede, sanatın kurum ve özerklik ikileminden özgürleşmesinin, özerklik anlayışını özümsemiş bir kurumsal yapı ile gerçekleşeceği düşünülmektedir.
Abstract
The article aims to analyze the mutually contradictive relationship between the institutionalization of art and its autonomy in tandem with museum. After the modernity, the museum and the art has experienced a process of reflexive identification, thus ended up an inevitable dependency. The museum-art, namely art work defined by the museum or vice versa, increases the questions about the autonomy of each sphere. In this context, the article will focus on the art’s challenge to regain its autonomy in the museum, as a contestation zone. Thus, the article will analyze the effect of the museum in the formation of counter-culture emerged from avangards’ resistance towards formalist perspective and the aura of art. After 1970s, the process of the institutionalization of counter-culture by Neo-Avangards via museum will be evaluated, accordingly the perseverance of the autonomy of art vis-à-vis the institution. Consequently, it is acknowledged the necessity of a network of institutions, which grasps the autonomy, to free the art from its everlasting dilemma of autonomy and institution.