Dergiler / Motif Akademi Halkbilimi Dergisi / 2019 / Cilt: 12 - Sayı: 25

ABJECT (İĞRENÇ) BEDEN OLARAK RUSALKA: SLAV DENİZKIZLARININ EDEBİ VE SANATSAL TEMSİLLERİ

RUSALKA AS AN ABJECT BODY: LITERARY AND ARTISTIC REPRESENTATIONS OF SLAVIC MERMAIDS

Sayfa
31–49
DOI
—

Özet

Kadın bedenini, öngörülemeyen, sınırlarından taşan bir sıvılar ve akışkanlar alanı olarak tanımlayan pozitivist düşünce, tam karşısında konumlandığını iddia ettiği mitik sistemin inanışlarını yeniden üretir ve pekiştirir. Bu inanışlar arasında, dişil tekinsiz güçlerin su, akışkanlık, nem, karanlık, kayganlık ile ilişkili olanları, geleneksel ve modern sanat yapıtlarına estetize edilerek yansıtılmış, sanatta temsilin dönüştürücü gücünden kaynaklanan bir ehlileştirmeye tabi tutulmuşlardır. Bu tekinsiz güçlerden biri olan ve Slav mitolojisinde denizkızlarına karşılık gelen rusalkalar, zamansız ölen kadınların, suda yaşayan ruhları sıfatıyla, hem birer korku nesnesi, hem de dişil doğaları gereği, bereket sembolü olarak kabul edilirler. İnanışa göre rusalkalar, erkek kurbanlarını suya çekip boğarak öldürürler; ancak karaya çıktıkları Rusalka Haftası’nda, toprağa nem ve verimlilik getirirler. Bu çalışma, halk inanışlarında kadın bedeninin periferiye itilmesini, Fransız düşünür Julia Kristeva’nın abject (iğrenç) kavramsallaştırması aracılığıyla, rusalka örneğinde çözümlemeyi amaçlar. Çalışmada, kavramın Butlercı bir yorumundan da yararlanılmış, abject/iğrenç olma durumunun, bedenselliği aşarak, giderek toplumun ötekisi olma halini imlediği bir okumadan yola çıkılmış ve ilgili edebi/sanatsal temsiller, bu eksende değerlendirilmiştir.

Abstract

Positivist thought that defines female body as an unpredictable, overflowing the boundaries area of liquids and fluids, reproduces and consolidates the beliefs of the mythical system that is claimed to be located on the opposite side. Among these beliefs, the ones associated with the water, fluidity, humidity, darkness, lubricity of the feminine uncanny powers are reflected on the traditional and modern art works aesthetically, they were subjected to a taming by the transformative power of representation in art. One of these uncanny powers, rusalkas correspond to mermaids in Slavic mythology. They are the spirits of the untimely dead women, objects of fear but at the same time considered as symbols of fertility by virtue of their feminine nature. According to the belief, rusalkas kill male victims by drowning them to water; however, during the Rusalka Week, when they landed, they bring moisture and efficiency to the soil. This study aims to analyze the pushing of the female body to the periphery through post-structuralist theorist Julia Kristeva’s abject conceptualization. In the study, a Butlerian interpretation of the concept has been used in which being abject, overcoming its corporal definitions, gradually means being the other of society and related literary / artistic representations have been evaluated in this axis.

Anahtar kelimeler: Abjection, Kristeva, Butler, Beden, Slavmitolojisi