Dergiler / Toplum ve Sosyal Hizmet / 2006 / Cilt: 17 - Sayı: 2

SOSYAL HİZMETTE BASKI KARŞITI UYGULAMA Sosyal Adalet Paradigması Temelinde Bir Özgürleştirme Pratiği

Anti-Oppressıve Practıce In Socıal Work An emancipatory practice on the basis of social justice paradigm

Sayfa
59–72
DOI
—

Özet

Sosyal hizmette baskı karşıtı uygulama, yalnız geleneksel sosyal hizmet modellerine değil, aynı zamanda her türlü eşitsizliğe meydan okur. Marjinalize olmuş ve baskı altındaki çeşitli müracaatçıların özgürleşmesini hedefleyen radikal, yapısal, feminist, ırkçılık karşıtı gibi çeşitli sosyal hizmet yaklaşımlarını ve hareketlerini kuşatan genel bir uygulama çerçevesidir. Müracaatçı sorunlarının kişisel sorunlar olarak görülmesine karşı çıkarak, daha geniş toplumsal, politik bağlamlarda değerlendirilmesini ve her türlü yapısal baskının ortadan kaldırılmasını amaçlar. Bu makalede, sosyal hizmeti temel hedefi olan sosyal adalete hizmet eden bir pratiğe dönüştürme iddiası taşıyan baskı karşıtı uygulama anlayışının teorik çerçevesi ortaya konulmakta ve tartışılmaktadır.

Abstract

Anti-oppressive practice in social work challenges not only conventional social work models but also every kind of inequity. It is a general practice framework which embraces radical, structural, feminist, anti-racist social work approaches and movements whose main objective is the emancipation of marginalized and oppressed clients. It declines regarding the problems faced by clients as individual problems, and aims to evaluate them in wider societal, political contexts and to eradicate all forms of structural oppression. This article puts forth and discusses the theoretical framework of anti-oppressive practice which claims to transform social work to a practice that serves social justice as Us Central mission.

Anahtar kelimeler: Baskı karşıtı uygulama, sosyal hizmet yaklaşımları, sosyal adalet uy-gulaması, ezilen topluluklarla sosyal hizmet