Dergiler / HUMANITAS - Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi / 2021 / Cilt: 9 - Sayı: 17
POSTMODERNİST ANLATININ BİLİM-KURGU İLE ANAKRONİK BULUŞMASI: KONSTANTİNİYYE ÜÇLEMESİ
- Sayfa
- 271–286
- DOI
- —
Özet
Yirmi birinci yüzyıl Türk edebiyatı yazarlarından olan Ali Teoman’ın 2011 yılında tamamladığı Konstantiniyye üçlemesi, Uykuda Çocuk Ölümleri, Karadelik Güncesi ve Gecenin Atları isimli kitaplardan oluşmaktadır. Birbirinden bağımsız hikâyeler içerdiklerinden dolayı nehir roman olarak nitelendirilemeyecek bu üç kitabın en büyük ortak noktası, kurgusal bir şehir olarak tasarlanan Konstantiniyye’de geçmeleridir. Birbirinin devamı olmaktan ziyade, daha çok birbirinin tamamlayıcısı olarak ele alınabilecek bu üç eser hem postmodernist anlatı özellikleri göstermekte hem de bilim-kurgu türüyle özdeşleştirilebilecek nitelikler barındırmaktadır. Hâl böyleyken, bu çalışmada, yukarıda adı geçen üç romanın içerisinde yer alan ve postmodernist anlatı başlığı altında değerlendirilebilecek biçime ve anlatıma dair özellikler, somut örnekler üzerinden incelenecektir. Bununla birlikte, eserin türsel olarak bilim-kurgu alttürü ile ne derece bağdaştığı, zamanın temsili noktasından hareketle ortaya çıkarılmaya çalışılacaktır ve bu yapılırken, eserde temsil edilen zamansal boyutun anakronik bir nitelik gösterdiği vurgulanacaktır. Böylelikle, Türk edebiyatında sıra dışı sayılabilecek bir kombinasyonun ürünü olarak Konstantiniyye üçlemesi, postmodernist anlatı ve bilim-kurgu alttürü doğrultusunda gerek biçim gerekse içerik olarak yakından incelenmiş olacaktır.
Abstract
The trilogy of Konstantiniyye, written by the twenty-first-century Turkish writer Ali Teoman and composed of three books named Infantile Deaths in Sleep, Blackhole Dairy and The Horses of the Night, has been completed in 2011. As they appear to be related more in a complementary way than by a state of continuity, the three novels demonstrate characteristics and particularities which can be considered in the context of postmodernist narrative and science fiction subgenre. In this paper, the three novels that have been mentioned above will be examined, through concrete evidence, regarding their stylistic and expressive elements that might be associated with postmodernist narrative. Furthermore, this paper, by taking into consideration the notion of time as it is represented in the work of Teoman, will show in what manner the latter possesses the traits of the subgenre of science fiction, by underscoring, at this stage, the anachronistic character of that temporal aspect.