Dergiler / Gülhane Tıp Dergisi / 2012 / Cilt: 54 - Sayı: 1
Bispektral indeks monitörizasyonu altında iki farklı anestezi uygulamasının nöroendokrin ve hemodinamik etkilerinin karşılaştırılması
- Dergi
- Gülhane Tıp Dergisi
- Sayfa
- 14–22
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmada anestezi indüksiyonunda iki farklı yöntemin (Total intravenöz anestezi; “TİVA” ve “Volatile induction and maintenance anesthesia”; VİMA), endotrakeal entübasyon ve cilt insizyonu sonrasında oluşan otonomik ve hormonal nöroendokrin stres yanıt üzerine olan etkilerini karşılaştırmayı amaçladık. Çalışmaya 18-55 yaş arası ASA I-II 62 olgu dahil edildi. Olgular TİVA (propofol+remifentanil; n=29) ve VİMA (sevofluran; n=33) olmak üzere rastgele iki gruba ayrıldı. Anestezi derinliğini ölçmek için bispektral indeks monitörizasyonundan yararlanıldı. Her iki grupta otonomik yanıtın değerlendirilmesinde kalp atım hızı ve ortalama arter basıncı ölçümleri, hormonal yanıtın değerlendirilmesinde ise plazma kortizol ve noradrenalin düzeyleri ölçümü yapıldı. Çalışmamızda her iki grupta bispektral indeks değerlerinin endotrakeal entübasyon ve cilt insizyonu sonrasında cerrahi girişim için önerilen sınırlar içinde (45-60) kaldığını bulduk. Ortalama arter basıncı ve kalp atım hızı ölçümleri TİVA grubunda anlamlı düşme gösterdi (p<0.001). Hormonal stres yanıtın TİVA grubunda daha fazla olmak üzere her iki grupta da baskılandığını bulduk. Sonuç olarak, sevofluran uygulamasının (VİMA grubu), hemodinamiyi bozmadan ağrılı uyaranlara karşı gelişen hormonal yanıtın kontrolunu sağlayan emniyetli bir indüksiyon yöntemi olduğunu saptadık. Bu emniyetli indüksiyon yönteminin, ağrılı uyaranlara duyarlı olan yüksek riskli (hipertansiyon, iskemik kalp hastalığı gibi) olgular için de alternatif bir uygulama olabileceği kanısındayız.
Abstract
In this study we aimed to assess the effects of two different anesthesia induction techniques (Total intravenous anesthesia; TIVA) and (Volatile induction and maintenance anesthesia; VIMA) on autonomic and neuroendocrine stress response occurring after endotracheal intubation and skin incision. Sixty two ASA I-II patients aged between 18 to 55 years were included in the study. Cases were randomly divided into two groups of TIVA (propofol and remifentanyl; n=29) and VIMA (sevoflurane; n=33). Bispectral index monitorization was used to measure the depth of anesthesia. In both groups heart rate and mean arterial blood pressure were measured to assess autonomic response, and plasma concentrations of cortisol and noradrenaline were measured to assess hormonal response. Bispectral index values after endotracheal intubation and skin incision in both groups were within the levels suggested for a surgical intervention (45-60). Heart rate and mean arterial blood pressure decreased significantly in the TIVA group (p<0.001). Hormonal stres response was suppressed in both groups and especially in the TIVA group. In conclusion sevofluran administration (VIMA group) was found to be a safe induction technique providing the control of hormonal response developing against noxious stimuli without hemodynamic unstability. We think that this safe induction method may also be an alternative technique in high risk patients (such as hypertension and ischemic heart disease) sensitive against noxious stimuli.