Dergiler / Gülhane Tıp Dergisi / 2014 / Cilt: 56 - Sayı: 1

Assessment of forensic reports prepared by the department of forensic medicine of gulhane military medical academy between 2006--2011

Gülhane askeri tıp akademisi adli tıp AD.'da 2006--2011 yılları arasında düzenlenenen adli raporların değerlendirilmesi

Sayfa
30–35
DOI
—

Özet

Hekimlerin koruyucu ve tedavi edici görevlerinin yanı sıra, adli rapor hazırlama yükümlülükleri de bulunmaktadır. Bu raporlar, adli yargılama sürecinde, mağdur ya da şüpheli kişiler açısından büyük önem taşıdıklarından belirli standartlara göre düzenlenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, GATA Adli Tıp AD. Başkanlığı'nda düzenlenen raporların epidemiyolojik özelliklerinin ortaya konularak tartışılması amaçlanmıştır. Kesitsel tipte yapılan bu çalışmada, GATA Adli Tıp AD. Başkanlığı'nda 01 Ocak 2006 31 Aralık 2011 tarihleri arasında düzenlenen raporlar geriye dönük olarak incelenmiştir. Olguların epidemiyolojik özellikleri, olayın meydana geldiği tarih, yaralanma bölgeleri ile Türk Ceza Kanunu (TCK)'nun 86'ncı ve 87'nci maddelerinde tanımlanan yaralanma niteliklerine göre elde edilen veriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. GATA Adli Tıp AD. Başkanlığı'nda 01 Ocak 2006 31 Aralık 2011 tarihleri arasında düzenlenen adli rapor sayısı 2238'dir. Olguların ortalama yaşı 24,7 6,8 yıl (min.= 3, maks.= 70) ve %97,6'sı (n=2185) erkektir. Olguların %82,5'ini (n=1848) 20--29 yaş arasındaki grup oluşturmaktadır. Olay türüne göre; olguların %50'sini darp nedeniyle yaralanan olgular oluşturmaktadır. Diğer sık yaralanma nedenleri ise; %14,7 (n=330) ateşli silah yaralanmaları, %12,3 (n=275) trafik kazalarına bağlı yaralanmalar ve %9,1 (n=204) patlayıcı maddelere bağlı meydana gelen yaralanmalardır. Vücut bölgesine göre; yaralanmanın 1242 olguda (%55,5) en sık baş-boyun bölgesinde meydana geldiği tespit edilmiştir. Olguların 887 tanesinde (%39,6) iskelet sisteminde kırık saptanmış ve en sık kırık saptanan vücut bölgesinin 287 olgu ile (%12,8) baş-boyun bölgesi olduğu belirlenmiştir. TCK'nin 86'ncı ve 87'nci maddelerine göre; yaralanmaların %55,8'inin (n=1248) basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı %19,8'inde (n=443) yaşamsal tehlike bulunduğu tespit edilmiştir. Olguların %19'unda (n=425) duyularından veya organlarından birinin işlevinde sürekli zayıflama ya da yitim niteliğinde yaralanma meydana geldiği saptanmıştır.

Abstract

Besides providing preventative and curative healthcare services, physicians have responsibility to prepare forensic reports. As they hold crucial place for victims and suspects in the course of adjudication, these reports must be prepared in line with certain standards. This study aims to present and discuss the epidemiological characteristics of the reports prepared by the Department of Forensic Medicine of Gulhane Military Medical Academy (GMMA). In this cross-sectional study, reports prepared by the Department of Forensic Medicine of GMMA between 01.01.2006 --12.31.2011 were examined retrospectively. Statistical analysis was performed on epidemiological characteristics of the cases, dates that the events took place, injury sites and data obtained according to injun/ qualifications defined in clauses 86 and 87 of the Turkish Penal Code (TPC). The number of forensic reports prepared by Department of Forensic Medicine of GMMA between January 2006 and December 2011 was 2238. Average age of the cases was 24.7i6.8 years (min=3, max=70) and 97.6% (n=2185) of them were male. 82.5% (n=1848) of the cases was the group of 20--29 years. According to the type of the event, injuries in 50% of the cases were because of battery. Other frequent reasons were firearm injuries (14.7%; n=330), traffic accidents (12.3%; n=275) and explosive injuries (9.1%; n=204). According to the part ofthe body, in 1242 cases (55.5%), the most common sites of injury were head and neck. Skeletal system fractures were detected in 887 cases, and fractures were found to be most frequent in the head and neck site (in 287 cases; 12.8%). According to clauses 86 and 87 of TPC, 55.8% (n=1248) were not mild, that were requiring more than simple medical intervention, and 19.8% (443) were life threatening. In 19% (n=425) of the cases, persistent functional weakness or loss of function in one of the organs was observed.