Dergiler / Genel Tıp Dergisi / 2002 / Cilt: 12 - Sayı: 2
Sürekli ayaktan periton diyalizi hastalarında düşük anti-HCV prevalansı: Nosokomiyal geçisin önemi
- Dergi
- Genel Tıp Dergisi
- Sayfa
- 61–64
- DOI
- —
Özet
Ünitemizde hemodiyaliz (HD) ve sürekli ayaktan periton diyalizi (SAPD) uygulanan hastalarda anti-HCV sıklığının karşılaştırılması. Yöntem: Araştırma 89 HD, 45 SAPD hastası üzerinde yapıldı. Kırkbeş hastadan 15'ine SAPD'ye primer tedavi olarak başlanırken, diğer 30 hasta HD'den SAPD'ye transfer edilmişti. Sadece SAPD uygulanan hastalarla karşılaştırmak üzere, randomize olarak diyaliz süresi bakımından uygun olan 16 HD hastası seçildi. Anti-HCV tayini için üçüncü jenerasyon enzim immunoassay yöntemi kullanıldı. Bulgular: Hemodiyaliz grubu ve SAPD grubu arasında yaş, diyaliz süresi ve transfüzyon sayıları bakımından istatistiksel fark yokken, anti-HCV sıklığı SAPD grubunda anlamlı olarak daha düşük bulundu (sırasıyla % 2.2 ve % 19.1, P=0.006). Yine SAPD alt grubu ve HD alt grubu arasında yaş, diyaliz süresi ve transfüzyon sayıları bakımından anlamlı fark yokken, SAPD alt grubundaki tüm hastaların anti-HCV'leri negatif bulundu. Hemodiyaliz alt grubunda ise 3 hastada (% 18.8) anti-HCV (+) bulundu. Sonuç: SAPD grubunda anti-HCV prevalansı HD hasta grubuna göre anlamlı derecede daha düşüktür. Gruplar arasında ortalama transfüzyon sayıları bakımından fark olmaması, HD hastalarındaki artmış anti-HCV prevalansından primer olarak nosokomiyal geçişin sorumlu olabileceğini düşündürmektedir.
Abstract
We aimed to compare anti-HCV prevalence in HD and CAPD patients in our unit. Methods: CAPD was primary therapy in 15 patients, while other 30 patients were transferred from HD to CAPD. To compare with the patients being applied only CAPD, 16 HD patients who had appropriate dialysis duration were chosen randomly. Third generation enzyme immunoassay method was used for anti-HCV determination. Results: There was no significant difference between HD and CAPD groups with respect to anti-HCV prevalence, age, dialysis duration and transfusion number. Anti-HCV prevalence was lower in CAPD group (2.2% and 19.1%, respectively, P = 0.006). There was also no significant difference between the CAPD and HD subgroups with respect to anti-HCV prevalence, age, dialysis duration and transfusion number. Anti-HCV was found to be negative in all patients of the CAPD subgroup. In 3 patients (18.8%) of the HD subgroup anti-HCV was positive. Conclusion: Anti-HCV prevalence in CAPD patients was lower than that of HD patients. Considering no difference between the two groups with respect to transfusion number, it has been suggested that nosocomial transmission may be responsible for increased anti-HCV prevalence in HD patients.