Dergiler / Türkiye İlahiyat Araştırmaları Dergisi / 2021 / Cilt: 5 - Sayı: 1

Manaya Delaleti Açık Olan Lafızların Hanefî Mezhebi İçerisindeki Görüş Farklılıklarına Etkisi

Differences of Opinion on the Epistemological Value of the Apparent Meanings of Words and its Impact on Hanafi Legal Theory

Sayfa
6–29
DOI
—

Özet

İlk dönem Hanefîler -Irak ve Semerkant ekolleri- arasında bazı metodolojik farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bu farklılıklardan bir tanesi de manaya delâleti açık olan lafızların delaletidir. Irak Hanefîleri manaya delaleti açık olan lafızların bu manaya delaletinin kat’î olduğunu, Semerkant Henefîleri ise zannî olduğunu ileri sürmüşlerdir. İki ekol arasındaki bu metodolojik farklılık fıkıh usûlü meseleleriyle ilgili farklı birçok görüşün ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu meseleler şunlardır; a-Âmm lafzın delâletinin kat’îyyet veya zanniyeti b-Tahsîs eden delilin bitişik gelmesinin gerekliliği c-Nasa ziyadenin cevazı d-Umûm bildiren nass ile tahsîs eden delilin sübût yönünde eşit olmaları şartı e-Emir ve nehyin delaleti.Debbûsî ile başlayan, Pezdevî ve Serahsi ile devam eden Hanefî usul çizgisi konu ile ilgili Irak ekolünün görüşleri üzerine karar kılmış ve manaya delaleti açık olan lafızların delaletinde yakîn ve kat’iyyet bildirdiğini savunmuşlardır. Ayrıca bu meseleye mebni birçok usulî meselede de Hanefî mezhebi Irak ekolünün görüşleri üzerine istikrar etmiştir.

Abstract

The two early distinct Hanafi traditions of the Samarqandis and Iraqis differed on a range of issues. The most notable being their disagreement on the implications of the plain text (Zahir) on their meanings. The Iraqi tradition insisted that the implications of a clear word must be understood categorically and definitively whilst the Samarqandis argued for its presumptive nature. This disagreement brought about further differences in their respective legal theories. Some of them differences included whether the general term definitively encompasses all its members, the permissibility for delaying the clarification of a plain word, permissibility of adding to the text (nass), the requirement of equality in evidence between a general text and specific evidence, and that the command and prohibition necessitate. The Samarqandi movement remained marginal and was eventually eclipsed by the Iraqi tradition which remained dominant through the ages. Early scholars who represented this tradition included Abu Zayd al-Dabusi who was followed by Sarakhsi and Bazdawi, both of whom built on Dabusi’s work, their books having the greatest impact on this tradition and ensured the tradition remained the main representative of Hanafi legal theory.

Anahtar kelimeler: Zâhir lafzın delâleti, Delâletin Kat’îliği, Delâletin Zanniliği, Irak Ekolü, Semerkant Ekolü, Usûl Yöntemleri.