Dergiler / Journal of Turkish Spinal Surgery / 2012 / Cilt: 23 - Sayı: 4
Cerrahi olarak tedavi edilen pilonidal sinüsü olan hastalarda spına bıfıda prevalansı
- Sayfa
- 265–272
- DOI
- —
Özet
Spina bifida ve meningomyelesel gibi posterior birleşme defekti olan hastalarda, perianal bölge rahatsızlıkları özellikle pilonidal sinüs görülme sıklığının yüksek olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada bu nedenle pilonidal sinüs hastalarında spina bifida ve alt lomber vertebra deformitelerinin prevalansının araştırılması amaçlanmıştır. Bu çalışmada 2005 ile 2012 tarihleri arasında hastanemizde cerrahi olarak tedavi edilen 160 pilonidal sinüs hastanın geriye dönük verileri incelenmiş, bunlardan 23ʼünün lumbosakral konvansiyonel grafileri ve lomber BTʼleri retrospektif olarak taranmıştır. Bu hasta grubundaki hastaların 19 (% 76.0)ʼu erkek ve 6 (% 24.0)ʼsı kadındır. Ortalama yaş erkeklerde 29.0 ± 6.9 (14-42), kadınlarda 27.0 ± 8.3 olarak bulunmuştur. Hastaların lumbosakral bölgeyi içeren grafileri ve BTʼleri, radyoloji ve ortopedi uzmanlarınca beraber değerlendirilmiş, spina bifida okülta (SBO) olan hastalar belirlenmiştir. Yapılan incelemede 25 hastanın 3 (%12.0)ʼünde SBO saptanmıştır. Bu hastaların birinde L5 ve S1 iki seviye, birinde L-5 ve birinde S-1 omurlarda tek seviye posterior birleşme defekti olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, pilonidal sinüs operasyonu geçiren hastaların retrospektif taramasında spina bifida okülta prevalansının % 12.0 gibi yüksek bir oranda olduğu saptanmıştır. Bu bulgu her iki hastalık grubunun etiopatogenezinde ortak bazı genetik faktörlerin rol oynadığını düşündürmektedir. Bu verilerin ışığı altında pilonidal sinüs nedeniyle gelen hastalarda lumbosakral bileşkenin radyolojik incelemesinin yapılmasının, ileride gelişecek bu bölgeye ait problemlerin önceden önlenmesi açısından yararlı olacağı fikri elde edilmiştir.
Abstract
defects such as spina bifida and meningomyelocel has been known as have a high incidence of perianal and sacrococygeal cutaneous problems, especially pilonidal sinus disease. Therefore, we aimed to investigate the prevalence of spina bifida and lower vertebral deformities in the patients with pilonidal sinus disease. In this study, we retrospectively reviewed conventional lumbosacral graphics and lumbar CT scans of surgically treated 25 patients at our hospital between 2005 and 2012 with pilonidal sinus disease. There were 19 male (76.0 %) and 6 female (24.0 %) patients. The mean age were 29.0 ± 6.9 (14-42) in the males and 27.0 ± 8.3 in the females. Lumbosacral graphics and CT scans were re-evaluated both by radiologists and orthopedic surgeon, and patients detected with occult spina bifida (SBO) have been recorded. A total of 3 patients (12.0 %) with SBO was found. In two of these patients there was one level posterior fusion defect in the L-5 and S- 1, whereas both at L5 and S1 defects were detected in a patient. A a result, SBO prevalence was found as 12.0 % in retrospectively reviewed pilonidal sinus disease patients, which is assumed a relatively high ratio. This finding may be interpreted as both diseases may have common genetic factors in their etiopathogenesis. In the light of these findings, we may suggest that patients with pilonidal sinus disease should have taken lumbosacral graphics prior to their surgeries, to prevent possible further problems.