Dergiler / Çocuk Enfeksiyon Dergisi / 2011 / Cilt: 5 - Sayı: 2

Odağı Belli Olmayan Düşük Riskli Ateşli Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonu Sıklığı ve Belirlemede Çeşitli İdrar İnceleme Yöntemlerinin Karşılaştırılması

Comparison of Different Urinalysis Techniques in the Diagnosis of Urinary Tract Infection Among Febrile Children Without an Apparent Origin of Fever

Sayfa
47–53
DOI
—

Özet

Amaç: İdrar yolu enfeksiyonları (İYE) çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en sık görülen enfeksiyonlardır. İYE tanısı idrar kültürü ile konulmaktadır. Fakat bu tetkikin sonuçlanması zaman almakta ve hasta hakkında hızlı karar verilmesi gereken durumlarda gecikmeye neden olmaktadır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Acil Servisi’ne ateş yakınmasıyla başvuran hastalarda ateş nedenlerini ortaya koymak; odak saptanamayan hastalarda idrar yolu enfeksiyonu (İYE) sıklığını belirlemek ve İYE’yi saptamada çeşitli idrar analiz yöntemlerini karşılaştırmak amacıyla gerçekleştirildi. Bulgular: Altmış gün ve daha küçük bebekler Pittsburgh kriterlerine göre, 2-24 ay arasındaki bebekler Yale Akut Hastalık Gözlem Çizelgesi kriterlerine göre değerlendirilerek ciddi bakteriyel enfeksiyon (CBE) açısından düşük riskli ve yüksek riskli olmak üzere iki gruba ayrıldı. Ateş odağı saptanamayan, düşük riskli grupta İYE sıklığı %16 saptandı. İYE’yi saptamada torba ve mesane kateterizasyonu ile elde edilen idrar örnekleri çeşitli idrar analiz yöntemleri bakımından karşılaştırıldı. Torba idrar kültürünün duyarlılığı düşük saptandı ve İYE tanısında yeterli olmadığı düşünüldü. Torba ve kateter idrarlarının santrifüj edilmiş örneklerinde beyaz küre sayımı; santrifüj edilmemiş örneklerinde otomatik analiz ve thoma lamı ile hücre sayımı yöntemlerinin de duyarlıkları düşük bulunarak İYE’yi saptamada yetersiz oldukları düşünüldü. Her iki idrar elde etme yönteminde de idrarın gram boyamasının kateter idrar kültüründen sonra en yüksek duyarlılığa sahip olduğu görüldü. Sonuç: Bulgularımız doğrultusunda, ateşli küçük çocukların değerlendirilmesinde öykü, fizik muayene ve laboratuar verilerden faydalanılarak ciddi bakteriyel enfeksiyon açısından yüksek ve düşük riskli hastaların ayırt edilebileceği, düşük risk grubundaki hastalarda da İYE’nin olası bir ateş odağı olabileceği, tanı için mesane kateterizasyonu ile idrar kültürü alınması gerektiği sonucuna varıldı. (J Pediatr Inf 2011; 5: 47-53)

Abstract

Objective: Urinary tract infection is the second most common infection after upper respiratory infections among children. Diagnosis of UTI is confirmed with urine culture. However, since it takes a long time, awaiting the urine culture result causes delays in diagnosis, especially where rapid diagnosis is necessary. Material and Methods: This study was performed among 0 to 24 months old children who were admitted to the outpatient clinics and emergency department of Department of Pediatrics, Faculty of Medicine, Mersin University, with a complaint of fever. The aims of this study were to reveal the etiologies of fever, to investigate the frequency of urinary tract infection (UTI) among infants without an apparent source of fever and to compare the value of different urinalysis techniques in the diagnosis of urinary tract infection. Results: Infants under the age of 60 days were evaluated according to the Pittsburgh criteria and children between the ages of 2 to 24 months were evaluated according to the Yale Observation Scala in order to classify the severity of bacterial illness (SBI). Patients were classified as low risk or high risk groups and these were compared for demographical, clinical and laboratory findings. The prevalence of UTI in the low risk group without an apparent source of fever was 16%. Urine samples were obtained with both a sterile perineal bag and bladder catheterisation and different urinalysis methods were compared, The perineal bag was low quality and interpreted to be inadequate in the diagnosis of UTI. Also, WBC count in centrifuged urine, automated urinalysis and WBC count with thoma slide in centrifuged urine, automated urinalysis and WBC count with thoma slide in uncentrifuged urine obtained by both perineal bag and bladder catheterisation techniques were found to have low sensitivity in the diagnosis of UTI. In both of the urine sampling techniques, and gram stain of urine were found to have the highest sensitivity after urine cultures obtained by bladder catheterisation. Conclusion: According to our findings the history, physical examination and laboratory findings can distinguish between patients having low risk or high risk for SBI in the evaluation of febrile infants and UTI should be considered as an important source of fever in the low risk group. Urine cultures should be obtained by bladder catheterisation for the diagnosis of UTI. (J Pediatr Inf 2011; 5: 47-53)